Kütüphaneler Hakkında Bilmediklerimiz

Bilinen yanlışlardan, sosyal medyanın gündemine oturan şüpheli bilgilere, medyanın gündeme getirdiği iddialardan, şehir efsanelerine birçok alanda doğrulama yaparak internet kullanıcılarının doğru bilgiye ulaşmasını sağlayan teyit.org sitesi tarafından hazırlanan kitap dosyasının dördüncü ve son bölümünde daha önceki bölümlerde doğru olmadığını teyit ettikleri “Türkiye’de kütüphaneye kayıtlı üye sayısının 500 bin olduğu iddiası.” çıkış noktası olarak belirlenmiş.

Kitap satışları, okuma süreleri gibi oranların yanı sıra kütüphanelerle ilgili de yanlış bilginin paylaşıldığı çevrimiçi platformlarda, ortaya atılan verilere her zaman şüpheyle yaklaşmanın şart olduğu belirtiliyor.

teyit.org tarafından hazırlanan dosyanın son bölümüne aşağıdan ulaşabilirsiniz.

 

Twitter’da paylaşılan bir gönderide Türkiye’de kütüphaneye kayıtlı üye sayının 500 bin olduğu iddiası yer almış, fakat bu kütüphanelerin hangi tür kütüphane olduğu bile belirtilmemişti. Halbuki derleme kütüphanesi, edebiyat müze kütüphanesi, yerleşik ve gezici kütüphane, ihtisas kütüphanesi, il ve ilçe halk kütüphanelerinin yanı sıra Türkiye’de özel kütüphaneler de bulunuyor. Zaten Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) verilerine göre sadece halk kütüphanelerine kayıtlı üye sayısı bile 2 milyon 201 bin 39. Milli Kütüphane  (26 bin 478) ve üniversite kütüphanesine (3 milyon 814 bin 500) kayıtlı üye sayısı da buna eklendiğinde Türkiye’de toplamda 6 milyon 42 bin 17 kayıtlı kütüphane üyesi olduğu söylenebilir. 2018 yılına ait veriler ise TÜİK takvimine göre 11 Temmuz 2019 tarihinde açıklanacak.

TÜİK 2017: Türkiye’de 28 bin 126 kütüphane var

Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre Türkiye genelinde son üç senede her yıl ortalama 5 yeni halk kütüphanesi açılmış. Açılan halk kütüphane sayısına kıyasla çok daha hızla artan üye sayısı ise olumlu bir gelişme olarak yorumlanabilir. 2017 yılında halk, çocuk ve yazma eser kütüphaneleri dahil halk kütüphanelerinin tamamına kayıtlı üye sayısı, 2015 yılına kıyasla 800 binin üstünde artarak 2 milyon 201 bin 39 kişiye ulaşmış.

Bu gelişmenin tam aksi yönde ilerlediği bir diğer örnek ise Milli Kütüphane. İstatistiklere göre Milli Kütüphane 3 yılda 10 milyon kayıtlı üye kaybetmiş. Fakat unutulmaması gereken bir nokta var: kütüphanelere kayıtlı olmadığı halde kütüphaneden yararlanan insan sayısı.

Milli Kütüphane istatistiklerine göre 2016 yılında kullanıcı sayısı kayıtlı üye sayısının altı katından dafazla. Ayrıca yeni kütüphanelerin açılması ve diğer kütüphanelerdeki olanakların artmasıyla da eski kullanıcılar başka konumları tercih etmiş olabilirler. Dolayısıyla sadece üye sayısındaki düşüşün yorumlanması bizi nihai sonuca ulaştırmayabilir.

Ayrıca kütüphane kullanım oranlarının da kitap okuma oranlarını tam olarak ifade edemeyeceğini söylemek mümkün. Çünkü veriler, kütüphanede geçirilen zamanın niteliğini ölçemiyor. Milli Kütüphane istatistiklerine göre yaklaşık 600 bin kullanıcı sadece 100 bin materyalden yararlanmış. Bu da sadece 6 kullanıcıdan birinin Milli Kütüphaneye sunduğu materyali kullanma amaçlı gittiğini gösteriyor.

Kütüphanelerde yalnızca kitap olduğu yanılgısı

Kütüphane Arapça “kutub” ve Farsça “hāne” söz öbeklerinden geliyor. Fakat “kitaplık, kitap satılan dükkan ya da kitapevi” gibi tanımlar kısıtlayıcı olabilir çünkü kütüphanelerde sadece kitapların bulunduğu yanılgısına yol açıyor. Mesela, dijital koleksiyonunun birçoğuna çevrimiçi olarak ücretsiz de ulaşılabilen British Library, bünyesinde kitaba ek olarak, dergi, el yazması, harita, pul, müzik, fotoğraf, gazete, ses kaydı gibi 170 milyonun üstünde materyal bulunduruyor.

Londra’daki British Library en kapsamlı araştırma koleksiyonlarından biri. 170 milyonun üstünde materyali bulunan British Library’in geçmişi çok daha eskilere dayanıyor. Milli Kütüphanedeki toplam materyal sayısı ise yaklaşık 12 milyon.  (Kaynak: British Library)

Türkiye’de Milli Kütüphane

Milli Kütüphane, 23 Mart 1950’de kabul edilen “Milli kütüphane kuruluşu hakkında kanun”la yasal kimliğini oluşturmasının ardından 1983 yılından itibaren bugünkü konumunda hizmet vermeye devam ediyor.

Milli Kütüphanede on milyon civarındaki süreli yayınlar da dahil olmak üzere “kitap, broşür, bülten, yazma ve nadir eser, mikrofilm, mikrofiş, disk, disket, compact disk (CD), DVD, plak, bant, video kaset,ses kaseti, atlas harita, takvim, pul, para, resim, heykel, tablo, fotoğraf, gravür, kupür röprodüksiyon, rozet, milli piyango bileti, ilan, pankart, figür, afiş, kartpostal ve benzeri eserler ile elektronik yayınlar” bulunuyor. Fakat her ne kadar farklı materyal türlerine ev sahipliği yapıyor olsa da koleksiyon dahilinde bulunan materyallerde süreli yayınlar dışında kalan kategoriler oldukça az.

Süreli yayın ve basma eserlerin diğer materyallerin yaklaşık 42 katı olması sebebiyle, diğer materyallerin sayıca zayıf kaldığı söylenebilir.

Milli Kütüphanede sanıldığı gibi her kitap var mı?

Milli Kütüphaneyle ilgili düşülen bir diğer yanılgı ise kütüphanede “her” kitabın bulunduğu yanılgısı. Evet, 2 Temmuz 1934 tarihli Basma Yazı ve Resimleri Derleme Kanununa göre basımı Türkiye’de gerçekleşen her materyalin bir nüshasının Milli Kütüphaneye gönderilmesine karar verilmişti. Fakat Milli Kütüphanenin resmi sitesinde de yer alan açıklamaya göre söz konusu kanunun güncelliğini kaybetmiş olması nedeniyle şu anda “derleme kaçağı” oluştu. Yani sanıldığının aksine her kitap Milli Kütüphanede mevcut değil, ancak bu konuda yeni düzenlemelerin gelmesi bekleniyor. Ayrıca en güncel yayınları takip etmek isteyen kullanıcılar için de Milli Kütüphane en iyi tercih olmayabilir. Çünkü yayımlanan materyalin işlemden geçmesi ve derlenmesi uzun vakit aldığı için aynı yıl içinde Milli Kütüphaneden erişilmesi pek mümkün değil.

Kütüphane kullanım oranları ve üye sayıları çok önemli çıkarımlar yapmamıza olanak tanımasına karşın, söz konusu kitap okuma oranları olduğunda en öne çıkan veriler olmayabilirler. Özellikle de üniversite kütüphaneleri gibi ders çalışmak için kullanılan kütüphaneler, Türkiye’nin okuma kültürüyle ilgili sadece dolaylı veriler verebilir. Peki öğrenciyken büyük bir çoğunluğun ziyaret ettiği düşünülen kütüphaneler, öğrenci olmayanların da ilgisini çekiyor mu?

Kütüphaneler herkesin çalışma alanı mı?

Dünya genelinde bir işte çalışan 18 bin katılımcının yer aldığı IWG ve Mindmetre Research’ün yürüttüğü ankette katılımcılara iş yerinde olmadıkları takdirde nerede çalıştıkları soruldu. 2 kişiden biri iş yerinde çalışmadığı zaman evinden çalıştığını söyledi. Her beş kişiden biri ise çalışmak için kahvecileri tercih ediyor. Profesyonel iş hayatına atıldıktan sonra kütüphanede çalışmayı tercih edenler ise sadece yüzde iki. Bu da kütüphanelerin gerçekten herkese ulaşıp ulaşmadığı hakkındaki şüpheleri pekiştiriyor.

Kütüphane bütçesinin yarısından fazlası personel ve teknik masraflar için ayrılıyor

Publishers Communication Group, kütüphanelerinin ortalama bütçe harcamasını aşağıdaki tablo şeklinde veriyor. Buna göre kütüphanelere ayrılan bütçesinin yarısından fazlası çalışanların maaşlarına ve kütüphanenin işlemesi için gereken masrafları karşılamak için ayrılıyor. Geri kalan bütçe ise (%45) materyaller için saklanıyor. Bu materyallerin yüzde 72’si hali hazırda kütüphanede bulunan ya da abone olunan yıllık dergi, kitap gibi kaynakların üyelikleri için harcanıyor. Yani kaynak satın almak için ayrılan oran materyallere ayrılan oranın beşte biri. Bu oran, kütüphanenin ‘en çok yeni materyaller almak için’ bütçe ayırdığı gibi bir ön yargının aksine bir tablo çiziyor.

İnternet kaynakları kütüphanenin yerini alabilir mi?

New York Public LibraryStaatsbibliothek zu BerlinBritish Library gibi köklü kütüphaneler bünyelerinde bulundurdukları materyallerini hızla dijital ortama aktarmakta. Bu arşivlerin yedeklenmesi, korunması ve daha ulaşılabilir hale gelmesi için güzel bir fırsat olsa da, bazı kullanıcılar internet üzerinden bilgiye erişimin kolaylaşmasıyla yerleşik kütüphanelerin önemini yitireceğini düşünüyor. 2019 Ocak ayında Hollanda’da yapılan bir çalışmada her on kişiden biri internetin kütüphaneleri “gereksiz” kıldığını düğündüğünü belirtti. 2017’de Kolombiya’da yapılan bir araştırmaya katılanların yüzde 15’i ise bilgiyi çevrimiçi platformlarda aramayı tercih ettiği için kütüphaneye gitmediğini söyledi.

Kütüphaneler de dijital ve elektronik yayınlara daha çok önem vermeye başladı

Bilgiye erişimimizin değişmesi, kütüphanecilikte de yeni gelişmeler doğurdu. Ithaka S+R’nin ortaya koyduğu veriler akademik kütüphanelerin 2010 yılından bu yana elektronik yayınlara, basılı yayınlardan daha çok bütçe ayırmaya başladıkları sonucuna ulaştı. Çevrimiçi veritabanları ve süreli yayınlara harcanan bütçe 6 sene içinde yaklaşık yüzde 10 oranında artarken, basılı yayınlara neredeyse yüzde 6 daha az bütçe ayrıldı. Ayrıca elektronik kitaplara ayrılan bütçe 2016 yılında 2010 yılına kıyasla iki katına çıktı.

Akademide elektronik yayınlar daha çok ilgi görüyor

Dünya çapında akademik kütüphaneler 2008 yılında bütçelerinin sadece yüzde 3.2’sini elektronik kitaba ayırıyordu. Üç yıl içinde bu miktar neredeyse altı katına çıkarak yüzde 17.6’ya ulaştı. 2016 yılı itibariyle akademik kütüphaneler, bütçelerinin dörtte birini (%25.9) elektronik kitaplara ayırıyor.

Türkiye’de hala yüzde 18 katma değer vergisi uygulanan e-kitap ve e-kitap portalları devlet kütüphanelerinin bütçelerini zorladı. Daha önceki dosya yazımızda yayıncıların e-kitap’ta da KDV istisnası beklediklerinden bahsetmiştik. Aslında bu talep kütüphaneler için de oldukça önemli. Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk devlet kütüphanelerinin yüzde 10’luk kaybı olduğunu vurgulayarak, “bu kaybın KDV istisnası ile telafi edilmesini istiyoruz” açıklamasında bulunmuştu.

İspanya’da elektronik kitapların yüzde 79’u yasa dışı elde ediliyor

Elektronik kitabın hem kütüphanelerin bütçe kontrolü, hem de yayıncılık alanında yapılan kağıt ve matbaaya uygulanan diğer vergilerin önüne geçerek daha çok yaygınlaştırması öngörülüyor. Ayrıca İspanya Yayıncılar Birliğinin yaptığı araştırmaya göre elektronik kitap okuyanlar, matbu kitap okuyanlara göre yılda iki kitap daha fazla okuyor.

Fakat, yasa dışı çoğaltılan kitaplar gibi elektronik kitaplar da bu tehditin altında. Elektronik kitapların karşılaştığı en büyük sorunlardan biri, bu tür kitapların yasa dışı elde edilmesi. İspanya Yayıncılar Birliğinin verilerine göre e-kitapların yüzde 79’u herhangi bir para ödenmeden elde ediliyor.

Türkiye’de kitaplarla ilgili sosyal medyada en çok paylaşılan verilere, satış ve basımlara dair en güncel istatistiklere, kitap okuma oranlarıyla ilgili çarpıcı iddialara ve kütüphaneler hakkındaki yanılgılara yer verdiğimiz kitap dosyamızın, Türkiye’deki kitap tartışmalarına katkı sunacağını ve başka ülkelerle yapılan kıyaslamaların daha tutarlı olması için Türkiye’de bu konuda daha fazla anket, araştırma ve verinin tutulmasının ne kadar önemli olduğuna dikkat çekeceğini umuyoruz.

Kaynaklar

Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı, Halk Kütüphaneleri Yönetmeliği, 11 Şubat 2012

Türkiye İstatistik Kurumu, Kütüphane İstatistikleri 2017, 7 Ağustos 2018

Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, Halk Kütüphanesi hakkında veriler

Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Milli Kütüphane, Milli Kütüphane İstatistikleri, 2016

Türk Dil Kurumu, Kütüphane, 26 Eylül 2006

British Library, Katalog ve koleksiyonlar

British Library, Tarihçesi hakkında bilgi

Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Milli Kütüphane, Milli Kütüphane İstatistikleri, 31 Aralık 2016

Türkiye Büyük Millet Meclisi, Milli kütüphane kuruluşu hakkında kanun, 23 Mart 1950

Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Milli Kütüphane, Tarihçe Kronoloji

Kaysis, Elektronik Kamu Bilgi Yönetim Sistemi, Milli Kütüphane Başkanlığı Materyal Seçme Yönergesi

Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı, Basma Yazı ve Resimleri Derleme Kanunu, 2 Temmuz 1934

Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Milli Kütüphane, Milli Kütüphanede Türkiye’de yayınlanan bütün kitapları bulabilir miyiz?

IWG ve MindMetre Research, Statista üzerinden, İş yeri dışında çalışma yerleri anketi, Ocak 2018

Publishers Communication Group, Library Budget Predictions for 2017

The New York Public Library, Dijital koleksiyonlar

Staatsbibliothek zu Berlin, Dijitalleştirilmiş koleksiyonlar

GfK, Statista üzerinden, Kütüphaneyi kullanmamanın en büyük nedenleri nelerdir, 17 Mayıs 2018

DANE, Statista üzerinden, Kolombiya’da kütüphaneye gitmeme sebepleri, Mart 2018

Ithaka S+R, Statista üzerinden, ABD’de 2010-2016 arası akademik kütüphanelerin harcaması, 2016

PCG, Statista üzerinden, 2007-2016 arasında akademik kütüphanelerin elektronik kitap bütçeleri, 2016

Anadolu Ajansı, Yayıncılar ‘e-Kitap’ta da KDV istisnası bekliyor, 21 Şubat 2019

Teyit, Dosya: Kitaplara uygulanan KDV hakkındaki iddialar, 7 Mart 2019

IPA International Publishers Association, İstatistikler, 31 Ocak 2019

Hakkında: İsmail Karaca

Avatar
Ankara Üniversitesi DTCF mezunu #Kütüphaneci #Arşivci #Dokümantalist #Editör #BilgiveBelgeYöneticisi · Ankara/Türkiye
Yorum yapmadan önce lütfen okuyunuz!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göster
Gizle