GENÇ BİR KÜTÜPHANECİ TAVSİYESİ

‘Karanlık siyahındır.’

SIFIR böyle başlıyor.

İşte bu cümleyle beni içine çekmeyi başardı bana bile fark ettirmeden. Çünkü esas olan ilk cümledir. Çünkü sıfır böyle bir kitap. Uzun zaman sonra ‘soluksuz’ okuyabildiğim eşsiz roman.

Peki neden sıfır diyorum?

Sıfır, Onur Caymaz’ın yedi senede tamamladığı, saçımın akı diye bahsettiği roman. Dört adamın hikâyesi. İlya: Kızıl Ordu için üretilmiş yaratıklar mangası fikrinden arta kalan tek canlı.. Herostratos: Tarihin ilk kundakçısı.. İlhami: Foto muhabiri.. Reşat: Kitap kapağı tasarlamayı bırakmış, reklam ajansında çalışıyor.

Caymaz, böyle tanımlamış kahramanlarını. Benim de her birinde kendimden bir parça bulduğum bu dört adam. Ama en çok sen Reşat, sen. Sende buldum kendimi. Reşat öyledir.. Herkesin biraz kendi gibidir demişti ya, haklıymış.

Okudukça heyecanlandım. Bağlandım. Kayboldum.

Bir de Celsus, İskenderiye..

Ne diyordu?

…Sonra kitaplardan evler kurdular. Celsus’un ya da İskenderiye Kitaplığı’nın, bitimsiz raflarının görkemli düzeninde; ara verilmeden noktasız, virgülsüz birbirinden ayrılmadan yazılmış, ölümsüz harfler çoğaldı üst üste…

Elbette sıfır bitti. Tokadını vurdu yüzüme.

Ama Sıfır hakkında konuşabilmek istiyordum. İmza günleri, söyleşi takipleri.. Onur Caymaz ile en sonunda buluşmamız bir atölye ile gerçekleşti.

Onur Caymaz ile Yaratıcı Okurluk atölyesi.. Üç saatlik periyotlardan oluşan dört haftalık bir atölye çalışması. Su gibi akıp geçen zamanın karşılığı dört hafta.

Onur Caymaz harflerin serüveninden anlatımına başladı. Mesela ‘C’ harfi. Evreni oluşturan harftir. ‘M’ dişsiz çıkabilen seslerden biridir. Bu sebepten ki bebekler önce mama dermiş. Öğrendim ki her harfin bir gizemi varmış.

İkinci hafta geldi. Kelimeler, dil, anlam. Aleph ,  Araplar için elif demektir. Augustus /öküz aynı sesten gelmektedir. Bir isim koymak zorundaymışız her şeye. Hiçbir şeyin adı durup dururken o şey olmamış. Bu kadar sade ve bu kadar derin aslında.

Sonra mı? Edebiyat, okur, kitaplar, yazarlar.. Caymaz’a göre günümüz edebiyatı diye bir şey yoktur. Okumadığımız her şey yenidir. Var olan büyük edebiyattır.

‘Bir kütüphaneci için müthiştir.’ demişti hocam. Sevgili meslektaşlarım, tüm içtenliğimle söylüyorum ki öyledir.

Bahar Kalaycı

Bahar Kalaycı

İstanbul Üniversitesi Bilgi ve Belge yönetimi mezunuyum. Öğrencilik yıllarımda Vefa Lisesi, Doğan Holding gibi kurumlarda kütüphane düzenlenmesi projelerinde yer aldım. Bunun dışında kişisel kütüphane düzenlemesi gerçekleştirdim. Şu anda Medyanet şirketinde çalışmaktayım.

You may also like...

Bir Cevap Yazın