{"id":1680,"date":"2006-12-07T18:55:19","date_gmt":"2006-12-07T18:55:19","guid":{"rendered":"http:\/\/www.bbyhaber.com\/bby\/?p=1680"},"modified":"2011-12-12T19:00:23","modified_gmt":"2011-12-12T19:00:23","slug":"babamin-bavulu-orhan-pamuk","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.bbyhaber.com\/bby\/2006\/12\/07\/babamin-bavulu-orhan-pamuk","title":{"rendered":"Babam\u0131n bavulu-Orhan Pamuk"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\">\u00d6l\u00fcm\u00fcnden iki y\u0131l \u00f6nce babam kendi yaz\u0131lar\u0131, el yazmalar\u0131 ve defterleriyle dolu k\u00fc\u00e7\u00fck bir bavul verdi bana. Her zamanki \u015fakac\u0131, alayc\u0131 havas\u0131n\u0131 tak\u0131narak, kendisinden sonra, yani \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra onlar\u0131 okumam\u0131 istedi\u011fini s\u00f6yleyiverdi.\u201cBir bak bakal\u0131m,\u201d dedi hafif\u00e7e utanarak, \u201ci\u015fe yarar bir \u015fey var m\u0131 i\u00e7lerinde. Belki benden sonra se\u00e7er, yay\u0131mlars\u0131n.\u201d<!--more--><\/p>\n<p>Benim yaz\u0131hanemde, kitaplar aras\u0131ndayd\u0131k. Babam ac\u0131 verici \u00e7ok \u00f6zel bir y\u00fckten kurtulmak isteyen biri gibi, bavulunu nereye koyaca\u011f\u0131n\u0131 bilemeden yaz\u0131hanemde bak\u0131narak doland\u0131. Sonra elindeki \u015feyi dikkat \u00e7ekmeyen bir k\u00f6\u015feye usulca b\u0131rakt\u0131. \u0130kimizi de utand\u0131ran bu unutulmaz an biter bitmez ikimiz de her zamanki rollerimize, hayat\u0131 daha hafiften alan, \u015fakac\u0131, alayc\u0131 kimliklerimize (personas) geri d\u00f6nerek rahatlad\u0131k. Her zamanki gibi havadan sudan, hayattan, T\u00fcrkiye\u2019nin bitip t\u00fckenmez siyasi dertlerinden ve babam\u0131n \u00e7o\u011fu ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131kla sonu\u00e7lanan i\u015flerinden, \u00e7ok da fazla kederlenmeden, s\u00f6z ettik.<\/p>\n<p>Babam gittikten sonra bavulun etraf\u0131nda birka\u00e7 g\u00fcn ona hi\u00e7 dokunmadan a\u015fa\u011f\u0131 yukar\u0131 y\u00fcr\u00fcd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fc hat\u0131rl\u0131yorum. K\u00fc\u00e7\u00fck, siyah, deri bavulu, kilidini, yuvarlak kenarlar\u0131n\u0131 ta \u00e7ocuklu\u011fumdan biliyordum. Babam k\u0131sa s\u00fcren yolculuklara \u00e7\u0131karken ve bazen de evden i\u015f yerine bir y\u00fck ta\u015f\u0131rken ta\u015f\u0131rd\u0131 onu. \u00c7ocukken bu k\u00fc\u00e7\u00fck bavulu a\u00e7\u0131p yolculuktan d\u00f6nen babam\u0131n e\u015fyalar\u0131n\u0131 kar\u0131\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131m\u0131, i\u00e7inden \u00e7\u0131kan kolonya ve yabanc\u0131 \u00fclke kokusundan ho\u015fland\u0131\u011f\u0131m\u0131 hat\u0131rl\u0131yordum. Bu bavul benim i\u00e7in ge\u00e7mi\u015ften ve \u00e7ocukluk hat\u0131ralar\u0131mdan \u00e7ok \u015fey ta\u015f\u0131yan tan\u0131d\u0131k ve \u00e7ekici bir e\u015fyayd\u0131, ama \u015fimdi ona dokunam\u0131yordum bile. Niye? Elbette ki bavulun i\u00e7indeki gizli y\u00fck\u00fcn esrarengiz a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 y\u00fcz\u00fcnden.<\/p>\n<p>Bu a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n anlam\u0131ndan s\u00f6z edece\u011fim \u015fimdi. Bir odaya kapan\u0131p, bir masaya oturup, bir k\u00f6\u015feye \u00e7ekilip ka\u011f\u0131tla kalemle kendini ifade eden insan\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 \u015feyin, yani edebiyat\u0131n anlam\u0131 demek bu.<\/p>\n<p>Babam\u0131n bavuluna dokunup onu bir t\u00fcrl\u00fc a\u00e7am\u0131yordum, ama i\u00e7indeki defterlerin baz\u0131lar\u0131n\u0131 biliyordum. Baz\u0131lar\u0131na bir \u015feyler yazarken babam\u0131 g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcm. Bavulun i\u00e7indeki y\u00fck ilk defa duydu\u011fum bir \u015fey de\u011fildi. Babam\u0131n b\u00fcy\u00fck bir k\u00fct\u00fcphanesi vard\u0131, gen\u00e7lik y\u0131llar\u0131nda, 1940\u2019lar\u0131n sonunda, \u0130stanbul\u2019da \u015fair olmak istemi\u015f, Valery\u2019yi T\u00fcrk\u00e7e\u2019ye \u00e7evirmi\u015f, ama okuru az, yoksul bir \u00fclkede \u015fiir yaz\u0131p edebi bir hayat\u0131n zorluklar\u0131n\u0131 ya\u015famak istememi\u015fti. Babam\u0131n babas\u0131 \u2013dedem- zengin bir i\u015f adam\u0131yd\u0131, babam rahat bir \u00e7ocukluk ve gen\u00e7lik ge\u00e7irmi\u015fti, edebiyat i\u00e7in, yaz\u0131 i\u00e7in zorluk \u00e7ekmek istemiyordu. Hayat\u0131 b\u00fct\u00fcn g\u00fczellikleriyle seviyordu, onu anl\u0131yordum.<\/p>\n<p>Beni babam\u0131n bavulunun i\u00e7indekilerden uzak tutan birinci endi\u015fe tabii ki okuduklar\u0131m\u0131 be\u011fenmeme korkusuydu. Babam da bunu bildi\u011fi i\u00e7in tedbirini alm\u0131\u015f, bavulun i\u00e7indekileri ciddiye almayan bir hava da tak\u0131nm\u0131\u015ft\u0131. Yirmi be\u015f y\u0131ll\u0131k bir yazarl\u0131k hayat\u0131ndan sonra bunu g\u00f6rmek beni \u00fcz\u00fcyordu. Ama edebiyat\u0131 yeterince ciddiye almad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in babama k\u0131zmak bile istemiyordum\u2026 As\u0131l korkum, bilmek, \u00f6\u011frenmek bile istemedi\u011fim as\u0131l \u015fey ise babam\u0131n iyi bir yazar olmas\u0131 ihtimaliydi. Babam\u0131n bavulunu as\u0131l bundan korktu\u011fum i\u00e7in a\u00e7am\u0131yordum. \u00dcstelik nedeni kendime a\u00e7\u0131k\u00e7a s\u00f6yleyemiyordum bile. \u00c7\u00fcnk\u00fc babam\u0131n bavulundan ger\u00e7ek, b\u00fcy\u00fck bir edebiyat \u00e7\u0131karsa babam\u0131n i\u00e7inde bir bamba\u015fka adam oldu\u011funu kabul etmem gerekecekti. Bu korkutucu bir \u015feydi. \u00c7\u00fcnk\u00fc ben o ilerlemi\u015f ya\u015f\u0131mda bile babam\u0131n yaln\u0131zca babam olmas\u0131n\u0131 istiyordum; yazar olmas\u0131n\u0131 de\u011fil.<\/p>\n<p>Benim i\u00e7in yazar olmak, insan\u0131n i\u00e7inde gizli ikinci ki\u015fiyi, o ki\u015fiyi yapan alemi sab\u0131rla y\u0131llarca u\u011fra\u015farak ke\u015ffetmesidir: Yaz\u0131 deyince \u00f6nce romanlar, \u015fiirler, edebiyat gelene\u011fi de\u011fil, bir odaya kapan\u0131p, masaya oturup, tek ba\u015f\u0131na kendi i\u00e7ine d\u00f6nen ve bu sayede kelimelerle bir yeni alem kuran insan gelir g\u00f6z\u00fcm\u00fcn \u00f6n\u00fcne. Bu adam, ya da bu kad\u0131n, daktilo kullanabilir, bilgisayar\u0131n kolayl\u0131klar\u0131ndan yararlanabilir, ya da benim gibi otuz y\u0131l boyunca dolmakalemle ka\u011f\u0131t \u00fczerine, elle yazabilir. Yazd\u0131k\u00e7a kahve, \u00e7ay, sigara i\u00e7ebilir. Bazen masas\u0131ndan kalk\u0131p pencereden d\u0131\u015far\u0131ya, sokakta oynayan \u00e7ocuklara, talihliyse a\u011fa\u00e7lara ve bir manzaraya, ya da karanl\u0131k bir duvara bakabilir. \u015eiir, oyun ya da benim gibi roman yazabilir. B\u00fct\u00fcn bu farkl\u0131l\u0131klar as\u0131l faaliyetten, masaya oturup sab\u0131rla kendi i\u00e7ine d\u00f6nmekten sonra gelir. Yaz\u0131 yazmak, bu i\u00e7e d\u00f6n\u00fck bak\u0131\u015f\u0131 kelimelere ge\u00e7irmek, insan\u0131n kendisinin i\u00e7inden ge\u00e7erek yeni bir alemi sab\u0131rla, inatla ve mutlulukla (joy) ara\u015ft\u0131rmas\u0131d\u0131r. Ben bo\u015f sayfaya yava\u015f yava\u015f yeni kelimeler ekleyerek masamda oturduk\u00e7a g\u00fcnler, aylar, y\u0131llar ge\u00e7tik\u00e7e, kendime yeni bir alem kurdu\u011fumu, kendi i\u00e7imdeki bir ba\u015fka insan\u0131, t\u0131pk\u0131 bir k\u00f6pr\u00fcy\u00fc ya da bir kubbeyi ta\u015f ta\u015f kuran biri gibi ortaya \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131m\u0131 hissederdim. Biz yazarlar\u0131n ta\u015flar\u0131 kelimelerdir. Onlar\u0131 elleyerek, birbirleriyle ili\u015fkilerini hissederek, bazen uzaktan bak\u0131p seyrederek, bazen parmaklar\u0131m\u0131zla ve kalemimizin ucuyla sanki onlar\u0131 ok\u015fayarak ve a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131n\u0131 tartarak kelimeleri yerle\u015ftire yerle\u015ftire, y\u0131llarca inatla, sab\u0131rla ve umutla yeni d\u00fcnyalar kurar\u0131z.<\/p>\n<p>Benim i\u00e7in yazarl\u0131\u011f\u0131n s\u0131rr\u0131, nereden gelece\u011fi hi\u00e7 belli olmayan ilhamda de\u011fil, inat ve sab\u0131rdad\u0131r. T\u00fcrk\u00e7e\u2019deki o g\u00fczel deyi\u015f, i\u011fneyle kuyu kazmak bana sanki yazarlar i\u00e7in s\u00f6ylenmi\u015f gibi gelir. Eski masallardaki, a\u015fk\u0131 i\u00e7in da\u011flar\u0131 delen Ferhat\u2019\u0131n sabr\u0131n\u0131 severim ve anlar\u0131m. Benim Ad\u0131m K\u0131rm\u0131z\u0131 adl\u0131 roman\u0131mda, tutkuyla ayn\u0131 at\u0131 y\u0131llarca \u00e7ize \u00e7ize ezberleyen, hatta g\u00fczel bir at\u0131 g\u00f6z\u00fc kapal\u0131 \u00e7izebilen \u0130ranl\u0131 eski nakka\u015flardan s\u00f6z ederken yazarl\u0131k mesle\u011finden, kendi hayat\u0131mdan s\u00f6z etti\u011fimi de biliyordum. Kendi hayat\u0131n\u0131 ba\u015fkalar\u0131n\u0131n hik\u00e2yesi olarak yava\u015f yava\u015f anlatabilmesi, bu anlatma g\u00fcc\u00fcn\u00fc i\u00e7inde hissedebilmesi i\u00e7in, bana \u00f6yle gelir ki, yazar\u0131n masa ba\u015f\u0131nda y\u0131llar\u0131n\u0131 bu sanata ve zanaata sab\u0131rla verip, bir iyimserlik elde etmesi gerekir. Kimine hi\u00e7 gelmeyen, kimine de pek s\u0131k u\u011frayan ilham mele\u011fi bu g\u00fcveni ve iyimserli\u011fi sever ve yazar\u0131n kendini en yaln\u0131z hissetti\u011fi, \u00e7abalar\u0131n\u0131n, hayallerinin ve yazd\u0131klar\u0131n\u0131n de\u011ferinden en \u00e7ok \u015f\u00fcpheye d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc anda, yani hik\u00e2yesinin yaln\u0131zca kendi hik\u00e2yesi oldu\u011funu sand\u0131\u011f\u0131 zamanda, ona i\u00e7inden \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 d\u00fcnya ile kurmak istedi\u011fi alemi birle\u015ftiren hik\u00e2yeleri, resimleri, hayalleri sanki sunuverir. B\u00fct\u00fcn hayat\u0131m\u0131 verdi\u011fim yazarl\u0131k i\u015finde benim i\u00e7in en sars\u0131c\u0131 duygu, beni a\u015f\u0131r\u0131 mutlu eden kimi c\u00fcmleleri, hayalleri, sayfalar\u0131 kendimin de\u011fil bir ba\u015fka g\u00fcc\u00fcn bulup bana c\u00f6mert\u00e7e sundu\u011funu zannetmem olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Babam\u0131n \u00e7antas\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131p defterlerini okumaktan korkuyordum, \u00e7\u00fcnk\u00fc benim girdi\u011fim s\u0131k\u0131nt\u0131lara onun asla girmeyece\u011fini, yaln\u0131zl\u0131\u011f\u0131 de\u011fil arkada\u015flar\u0131, kalabal\u0131klar\u0131, salonlar\u0131, \u015fakalar\u0131, cemaate kar\u0131\u015fmay\u0131 sevdi\u011fini biliyordum. Ama sonra ba\u015fka bir ak\u0131l y\u00fcr\u00fct\u00fcyordum: Bu d\u00fc\u015f\u00fcnceler, \u00e7ileke\u015flik ve sab\u0131r hayalleri benim hayat ve yazarl\u0131k deneyimimden \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131m kendi \u00f6nyarg\u0131lar\u0131m da olabilirdi. Kalabal\u0131\u011f\u0131n, aile hayat\u0131n\u0131n, cemaatin \u0131\u015f\u0131lt\u0131s\u0131 i\u00e7inde ve mutlu c\u0131v\u0131lt\u0131lar aras\u0131nda yazm\u0131\u015f pek \u00e7ok parlak yazar da vard\u0131. \u00dcstelik babam, \u00e7ocuklu\u011fumuzda, aile hayat\u0131n\u0131n s\u0131radanl\u0131\u011f\u0131ndan s\u0131k\u0131larak bizi b\u0131rakm\u0131\u015f, Paris\u2019e gitmi\u015f, otel odalar\u0131nda \u2013ba\u015fka pek \u00e7ok yazar gibi- defterler doldurmu\u015ftu. Bavulun i\u00e7inde o defterlerin bir k\u0131sm\u0131n\u0131n oldu\u011funu da biliyordum, \u00e7\u00fcnk\u00fc bavulu getirmeden \u00f6nceki y\u0131llarda babam hayat\u0131n\u0131n o d\u00f6neminden bana art\u0131k s\u00f6z etmeye de ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131. \u00c7ocuklu\u011fumda da s\u00f6z ederdi o y\u0131llardan, ama kendi k\u0131r\u0131lganl\u0131\u011f\u0131n\u0131, \u015fair-yazar olma iste\u011fini, otel odalar\u0131ndaki kimlik s\u0131k\u0131nt\u0131lar\u0131n\u0131 anlatmazd\u0131. Paris kald\u0131r\u0131mlar\u0131nda nas\u0131l s\u0131k s\u0131k Sartre\u2019\u0131 g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc anlat\u0131r, okudu\u011fu kitaplar ve g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc filmlerden \u00e7ok \u00f6nemli haberler veren biri gibi heyecanla ve i\u00e7tenlikle s\u00f6z ederdi. Yazar olmamda pa\u015falardan ve din b\u00fcy\u00fcklerinden \u00e7ok evde d\u00fcnya yazarlar\u0131ndan s\u00f6z eden bir babam\u0131n olmas\u0131n\u0131n pay\u0131n\u0131 elbette hi\u00e7 akl\u0131mdan \u00e7\u0131karmazd\u0131m. Belki de babam\u0131n defterlerini bunu d\u00fc\u015f\u00fcnerek, b\u00fcy\u00fck k\u00fct\u00fcphanesine ne kadar \u00e7ok \u015fey bor\u00e7lu oldu\u011fumu hat\u0131rlayarak okumal\u0131yd\u0131m. Bizimle birlikte ya\u015farken babam\u0131n \u2013t\u0131pk\u0131 benim gibi- bir odada yaln\u0131z kal\u0131p kitaplarla, d\u00fc\u015f\u00fcncelerle ha\u015f\u0131r ne\u015fir olmak istemesine, yaz\u0131lar\u0131n\u0131n edebi niteli\u011fine \u00e7ok \u00f6nem vermeden, dikkat etmeliydim.<\/p>\n<p>Ama yapamayaca\u011f\u0131m \u015feyin de tam bu oldu\u011funu, babam\u0131n b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 \u00e7antaya bu huzursuzlukla bakarken hissediyordum. Babam bazen k\u00fct\u00fcphanesinin \u00f6n\u00fcndeki divana uzan\u0131r, elindeki kitab\u0131 ya da dergiyi b\u0131rak\u0131r ve uzun uzun d\u00fc\u015f\u00fcncelere, hayallere dalard\u0131. Y\u00fcz\u00fcnde \u015fakala\u015fmalar, tak\u0131lmalar ve k\u00fc\u00e7\u00fck \u00e7eki\u015fmelerle s\u00fcr\u00fcp giden aile hayat\u0131 s\u0131ras\u0131nda g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcmden bamba\u015fka bir ifade, i\u00e7e d\u00f6n\u00fck bir bak\u0131\u015f belirirdi, bundan \u00f6zellikle \u00e7ocukluk ve ilk gen\u00e7lik y\u0131llar\u0131mda babam\u0131n huzursuz oldu\u011funu anlar, endi\u015felenirdim. \u015eimdi y\u0131llar sonra bu huzursuzlu\u011fun insan\u0131 yazar yapan temel d\u00fcrt\u00fclerden biri oldu\u011funu biliyorum. Yazar olmak i\u00e7in, sab\u0131r ve \u00e7ileden \u00f6nce i\u00e7imizde kalabal\u0131ktan, cemaatten, g\u00fcnl\u00fck s\u0131radan hayattan, herkesin ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 \u015feylerden ka\u00e7\u0131p bir odaya kapanma d\u00fcrt\u00fcs\u00fc olmal\u0131d\u0131r. Sab\u0131r ve umudu yaz\u0131yla kendimize derin bir d\u00fcnya kurmak i\u00e7in isteriz. Ama bir odaya, kitaplarla dolu bir odaya kapanma iste\u011fi bizi harekete ge\u00e7iren ilk \u015feydir. Bu kitaplar\u0131 keyfince okuyan, yaln\u0131zca kendi vicdan\u0131n\u0131n sesini dinleyerek ba\u015fkalar\u0131n\u0131n s\u00f6zleriyle tart\u0131\u015fan ve kitaplarla konu\u015fa konu\u015fa kendi d\u00fc\u015f\u00fcncelerini ve alemini olu\u015fturan \u00f6zg\u00fcr, ba\u011f\u0131ms\u0131z yazar\u0131n ilk b\u00fcy\u00fck \u00f6rne\u011fi, modern edebiyat\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131 Montaigne\u2019dir elbette. Babam\u0131n da d\u00f6n\u00fcp d\u00f6n\u00fcp okudu\u011fu, bana okumam\u0131 \u00f6\u011f\u00fctledi\u011fi bir yazard\u0131 Montaigne. D\u00fcnyan\u0131n neresinde olursa olsun, ister Do\u011fu\u2019da ister Bat\u0131\u2019da, cemaatlerinden kopup kendilerini kitaplarla bir odaya kapatan yazarlar gelene\u011finin bir par\u00e7as\u0131 olarak g\u00f6rmek isterim kendimi. Benim i\u00e7in hakiki edebiyat\u0131n ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 yer kitaplarla kendini bir odaya kapatan adamd\u0131r.<\/p>\n<p>Ama kendimizi kapatt\u0131\u011f\u0131m\u0131z odada san\u0131ld\u0131\u011f\u0131 kadar da yaln\u0131z de\u011filizdir. Bize \u00f6nce ba\u015fkalar\u0131n\u0131n s\u00f6z\u00fc, ba\u015fkalar\u0131n\u0131n hik\u00e2yeleri, ba\u015fkalar\u0131n\u0131n kitaplar\u0131, yani gelenek dedi\u011fimiz \u015fey e\u015flik eder. Edebiyat\u0131n insano\u011flunun kendini anlamak i\u00e7in yaratt\u0131\u011f\u0131 en de\u011ferli birikim oldu\u011funa inan\u0131yorum. \u0130nsan topluluklar\u0131, kabileler, milletler edebiyatlar\u0131n\u0131 \u00f6nemsedikleri, yazarlar\u0131na kulak verdikleri \u00f6l\u00e7\u00fcde zekile\u015fir, zenginle\u015fir ve y\u00fckselirler, ve hepimizin bildi\u011fi gibi, kitap yakmalar, yazarlar\u0131 a\u015fa\u011f\u0131lamalar milletler i\u00e7in karanl\u0131k ve ak\u0131ls\u0131z zamanlar\u0131n habercisidir. Ama edebiyat hi\u00e7bir zaman yaln\u0131zca milli bir konu de\u011fildir. Kitaplar\u0131yla bir odaya kapanan ve \u00f6nce kendi i\u00e7inde bir yolculu\u011fa \u00e7\u0131kan yazar, orada y\u0131llar i\u00e7inde iyi edebiyat\u0131n vazge\u00e7ilmez kural\u0131n\u0131 da ke\u015ffedecektir: Kendi hik\u00e2yemizden ba\u015fkalar\u0131n\u0131n hik\u00e2yeleri gibi ve ba\u015fkalar\u0131n\u0131n hik\u00e2yelerinden kendi hik\u00e2yemizmi\u015f gibi bahsedebilme h\u00fcneridir edebiyat. Bunu yapabilmek i\u00e7in yola ba\u015fkalar\u0131n\u0131n hik\u00e2yelerinden ve kitaplar\u0131ndan \u00e7\u0131kar\u0131z.<\/p>\n<p>Babam\u0131n bir yazara fazlas\u0131yla yetecek bin be\u015f y\u00fcz kitapl\u0131k iyi bir k\u00fct\u00fcphanesi vard\u0131. Yirmi iki ya\u015f\u0131mdayken, bu k\u00fct\u00fcphanedeki kitaplar\u0131n hepsini okumam\u0131\u015ft\u0131m belki, ama b\u00fct\u00fcn kitaplar\u0131 tek tek tan\u0131r, hangisinin \u00f6nemli, hangisinin hafif ama kolay okunur, hangisinin klasik, hangisinin d\u00fcnyan\u0131n vazge\u00e7ilmez bir par\u00e7as\u0131, hangisinin yerel tarihin unutulacak ama e\u011flenceli bir tan\u0131\u011f\u0131, hangisinin de babam\u0131n \u00e7ok \u00f6nem verdi\u011fi bir Frans\u0131z yazar\u0131n kitab\u0131 oldu\u011funu bilirdim. Bazen bu k\u00fct\u00fcphaneye uzaktan bakar, kendimin de bir g\u00fcn ayr\u0131 bir evde b\u00f6yle bir k\u00fct\u00fcphanemin, hatta daha iyisinin olaca\u011f\u0131n\u0131, kitaplardan kendime bir d\u00fcnya kuraca\u011f\u0131m\u0131 d\u00fc\u015flerdim. Uzaktan bakt\u0131\u011f\u0131mda bazen babam\u0131n k\u00fct\u00fcphanesi bana b\u00fct\u00fcn alemin k\u00fc\u00e7\u00fck bir resmiymi\u015f gibi gelirdi. Ama bizim k\u00f6\u015femizden, \u0130stanbul\u2019dan bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131z bir d\u00fcnyayd\u0131 bu. K\u00fct\u00fcphane de bunu g\u00f6steriyordu. Babam bu k\u00fct\u00fcphaneyi yurtd\u0131\u015f\u0131 yolculuklar\u0131ndan, \u00f6zellikle Paris\u2019ten ve Amerika\u2019dan ald\u0131\u011f\u0131 kitaplarla, gen\u00e7li\u011finde \u0130stanbul\u2019da 1940\u2019larda ve 50\u2019lerdeki yabanc\u0131 dilde kitap satan d\u00fckkanlardan ald\u0131klar\u0131yla ve her birini benim de tan\u0131d\u0131\u011f\u0131m \u0130stanbul\u2019un eski ve yeni kitap\u00e7\u0131lar\u0131ndan edindikleriyle yapm\u0131\u015ft\u0131. Yerel, milli bir d\u00fcnya ile Bat\u0131 d\u00fcnyas\u0131n\u0131n kar\u0131\u015f\u0131m\u0131d\u0131r benim d\u00fcnyam. 1970\u2019lerden ba\u015flayarak ben de iddial\u0131 bir \u015fekilde kendime bir k\u00fct\u00fcphane kurmaya ba\u015flad\u0131m. Daha yazar olmaya tam karar vermemi\u015ftim, \u0130stanbul adl\u0131 kitab\u0131mda anlatt\u0131\u011f\u0131m gibi, art\u0131k ressam olmayaca\u011f\u0131m\u0131 sezmi\u015ftim ama hayat\u0131m\u0131n ne yola girece\u011fini tam bilemiyordum. \u0130\u00e7imde bir yandan her \u015feye kar\u015f\u0131 durdurulmaz bir merak ve a\u015f\u0131r\u0131 iyimser bir okuyup \u00f6\u011frenme a\u00e7l\u0131\u011f\u0131 vard\u0131; bir yandan da hayat\u0131m\u0131n bir \u015fekilde \u201ceksik\u201d bir hayat olaca\u011f\u0131n\u0131, ba\u015fkalar\u0131 gibi ya\u015fayamayaca\u011f\u0131m\u0131 hissediyordum. Bu duygumun bir k\u0131sm\u0131, t\u0131pk\u0131 babam\u0131n k\u00fct\u00fcphanesine bakarken hissetti\u011fim gibi, merkezden uzak olma fikriyle, \u0130stanbul\u2019un o y\u0131llarda hepimize hissettirdi\u011fi gibi, ta\u015frada ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z duygusuyla ilgiliydi. Bir ba\u015fka eksik ya\u015fam endi\u015fesi de tabii ister resim yapmak olsun, ister edebiyat olsun, sanat\u00e7\u0131s\u0131na fazla ilgi g\u00f6stermeyen ve umut da vermeyen bir \u00fclkede ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131 fazlas\u0131yla bilmemdi. 1970\u2019lerde, sanki hayat\u0131mdaki bu eksiklikleri gidermek ister gibi a\u015f\u0131r\u0131 bir h\u0131rsla \u0130stanbul\u2019un eski kitap\u00e7\u0131lar\u0131ndan babam\u0131n verdi\u011fi parayla solmu\u015f, okunmu\u015f, tozlu kitaplar sat\u0131n al\u0131rken bu sahaf d\u00fckkanlar\u0131n\u0131n, yol kenarlar\u0131nda, cami avlular\u0131nda, y\u0131k\u0131k duvarlar\u0131n e\u015fiklerinde yerle\u015fmi\u015f kitap\u00e7\u0131lar\u0131n yoksul, da\u011f\u0131n\u0131k ve \u00e7o\u011fu zaman da insana umutsuzluk verecek kadar peri\u015fan halleri beni okuyaca\u011f\u0131m kitaplar kadar etkilerdi.<\/p>\n<p>Alemdeki yerim konusunda, hayatta oldu\u011fu gibi edebiyatta da o zamanlar ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131m temel duygu bu \u201cmerkezde olmama\u201d duygusuydu. D\u00fcnyan\u0131n merkezinde, bizim ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131zdan daha zengin ve \u00e7ekici bir hayat vard\u0131 ve ben b\u00fct\u00fcn \u0130stanbullular ve b\u00fct\u00fcn T\u00fcrkiye ile birlikte bunun d\u0131\u015f\u0131ndayd\u0131m. Bu duyguyu d\u00fcnyan\u0131n b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011fu ile payla\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131 bug\u00fcn d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum. Ayn\u0131 \u015fekilde, bir d\u00fcnya edebiyat\u0131 vard\u0131 ve onun benden \u00e7ok uzak bir merkezi vard\u0131. Asl\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcm Bat\u0131 edebiyat\u0131yd\u0131, d\u00fcnya edebiyat\u0131 de\u011fil, ve biz T\u00fcrkler bunun da d\u0131\u015f\u0131ndayd\u0131k. Babam\u0131n k\u00fct\u00fcphanesi de bunu do\u011fruluyordu. Bir yanda bizim, pek \u00e7ok ayr\u0131nt\u0131s\u0131n\u0131 sevdi\u011fim, sevmekten vazge\u00e7emedi\u011fim yerel d\u00fcnyam\u0131z, \u0130stanbul\u2019un kitaplar\u0131 ve edebiyat\u0131 vard\u0131, bir de ona hi\u00e7 benzemeyen, benzememesi bize hem ac\u0131 hem de umut veren Bat\u0131 d\u00fcnyas\u0131n\u0131n kitaplar\u0131. Yazmak, okumak sanki bir d\u00fcnyadan \u00e7\u0131k\u0131p \u00f6tekinin ba\u015fkal\u0131\u011f\u0131, tuhafl\u0131\u011f\u0131 ve harika halleriyle teselli bulmakt\u0131. Babam\u0131n da bazen, t\u0131pk\u0131 benim sonralar\u0131 yapt\u0131\u011f\u0131m gibi, kendi ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 hayattan Bat\u0131\u2019ya ka\u00e7mak i\u00e7in roman okudu\u011funu hissederdim. Ya da bana o zamanlar kitaplar bu \u00e7e\u015fit bir k\u00fclt\u00fcrel eksiklik duygusunu gidermek i\u00e7in ba\u015fvurdu\u011fumuz \u015feylermi\u015f gibi gelirdi. Yaln\u0131z okumak de\u011fil, yazmak da \u0130stanbul\u2019daki hayat\u0131m\u0131zdan Bat\u0131\u2019ya gidip gelmek gibi bir \u015feydi. Babam bavulundaki defterlerinden \u00e7o\u011funu doldurabilmek i\u00e7in Paris\u2019e gitmi\u015f, kendini otel odalar\u0131na kapatm\u0131\u015f, sonra yazd\u0131klar\u0131n\u0131 T\u00fcrkiye\u2019ye geri getirmi\u015fti. Bunun da beni huzursuz etti\u011fini, babam\u0131n bavuluna bakarken hissederdim. Yirmi be\u015f y\u0131l T\u00fcrkiye\u2019de yazar olarak ayakta kalabilmek i\u00e7in kendimi bir odaya kapatt\u0131ktan sonra, yazarl\u0131\u011f\u0131n i\u00e7imizden geldi\u011fi gibi yazman\u0131n, toplumdan, devletten, milletten gizlice yap\u0131lmas\u0131 gereken bir i\u015f olmas\u0131na, babam\u0131n bavuluna bakarken art\u0131k isyan ediyordum. Belki de en \u00e7ok bu y\u00fczden babama yazarl\u0131\u011f\u0131 benim kadar ciddiye almad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in k\u0131z\u0131yordum.<\/p>\n<p>Asl\u0131nda babama benim gibi bir hayat ya\u015famad\u0131\u011f\u0131, hi\u00e7bir \u015fey i\u00e7in k\u00fc\u00e7\u00fck bir \u00e7at\u0131\u015fmay\u0131 bile g\u00f6ze almadan toplumun i\u00e7inde, arkada\u015flar\u0131 ve sevdikleriyle g\u00fcl\u00fc\u015ferek mutlulukla ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in k\u0131z\u0131yordum. Ama \u2018k\u0131z\u0131yordum\u2019 yerine \u2018k\u0131skan\u0131yordum\u2019 diyebilece\u011fimi, belki de bunun daha do\u011fru bir kelime olaca\u011f\u0131n\u0131 da akl\u0131m\u0131n bir yan\u0131yla biliyor, huzursuz oluyordum. O zaman her zamanki tak\u0131nt\u0131l\u0131, \u00f6fkeli sesimle kendi kendime \u201cmutluluk nedir?\u201d diye soruyordum. Tek ba\u015f\u0131na bir odada derin bir hayat ya\u015fad\u0131\u011f\u0131n\u0131 sanmak m\u0131d\u0131r mutluluk? Yoksa cemaatle, herkesle ayn\u0131 \u015feylere inanarak, inan\u0131yormu\u015f gibi yaparak rahat bir hayat ya\u015famak m\u0131? Herkesle uyum i\u00e7inde ya\u015far gibi g\u00f6z\u00fck\u00fcrken, bir yandan da kimsenin g\u00f6rmedi\u011fi bir yerde, gizlice yaz\u0131 yazmak mutluluk mudur asl\u0131nda, mutsuzluk mu? Ama bunlar fazla h\u0131r\u00e7\u0131n, \u00f6fkeli sorulard\u0131. \u00dcstelik iyi bir hayat\u0131n \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcn\u00fcn mutluluk oldu\u011funu nereden \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131m ki? \u0130nsanlar, gazeteler, herkes hep en \u00f6nemli hayat \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fc mutlulukmu\u015f gibi davran\u0131yordu. Yaln\u0131zca bu bile, tam tersinin do\u011fru oldu\u011funu ara\u015ft\u0131rmaya de\u011fer bir konu haline getirmiyor muydu? Zaten bizlerden, aileden hep ka\u00e7m\u0131\u015f olan babam\u0131 ne kadar tan\u0131yor, onun huzursuzluklar\u0131n\u0131 ne kadar g\u00f6rebiliyordum ki?<\/p>\n<p>Babam\u0131n bavulunu i\u015fte bu d\u00fcrt\u00fclerle a\u00e7t\u0131m ilk. Babam\u0131n hayat\u0131nda bilmedi\u011fim bir mutsuzluk, ancak yaz\u0131ya d\u00f6kerek dayanabilece\u011fi bir s\u0131r olabilir miydi? Bavulu a\u00e7ar a\u00e7maz seyahat \u00e7antas\u0131 kokusunu hat\u0131rlad\u0131m, baz\u0131 defterleri tan\u0131d\u0131\u011f\u0131m\u0131, babam\u0131n \u00fcst\u00fcnde \u00f6yle fazla durmadan onlar\u0131 bana y\u0131llarca \u00f6nce g\u00f6stermi\u015f oldu\u011funu fark ettim. Tek tek elleyip kar\u0131\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131m defterlerin \u00e7o\u011fu babam\u0131n bizi b\u0131rak\u0131p Paris\u2019e gitti\u011fi gen\u00e7lik y\u0131llar\u0131nda tutulmu\u015ftu. Oysa ben, t\u0131pk\u0131 biyografilerini okudu\u011fum, sevdi\u011fim yazarlar gibi, babam\u0131n benim ya\u015f\u0131mdayken ne yazd\u0131\u011f\u0131n\u0131, ne d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc \u00f6\u011frenmek istiyordum. K\u0131sa zaman i\u00e7inde b\u00f6yle bir \u015feyle kar\u015f\u0131la\u015fmayaca\u011f\u0131m\u0131 da anlad\u0131m. \u00dcstelik bu arada babam\u0131n defterlerinin oras\u0131nda buras\u0131nda kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131m yazar sesinden huzursuz olmu\u015ftum. Bu ses babam\u0131n sesi de\u011fil diye d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordum; hakiki (authentic) de\u011fildi, ya da benim hakiki babam diye bildi\u011fim ki\u015fiye ait de\u011fildi bu ses. Babam\u0131n yazarken babam olamamas\u0131 gibi huzursuz edici bir \u015feyden daha a\u011f\u0131r bir korku vard\u0131 burada: \u0130\u00e7imdeki hakiki olamama korkusu, babam\u0131n yaz\u0131lar\u0131n\u0131 iyi bulamama, hatta babam\u0131n ba\u015fka yazarlardan fazla etkilendi\u011fini g\u00f6rme endi\u015femi a\u015fm\u0131\u015f, \u00f6zellikle gen\u00e7li\u011fimde oldu\u011fu gibi, b\u00fct\u00fcn varl\u0131\u011f\u0131m\u0131, hayat\u0131m\u0131, yazma iste\u011fimi ve kendi yazd\u0131klar\u0131m\u0131 bana sorgulatan bir hakikilik buhran\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcyordu. Roman yazmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131m ilk on y\u0131lda bu korkuyu daha derinden hisseder, ona kar\u015f\u0131 koymakta zorlan\u0131r, t\u0131pk\u0131 resim yapmaktan vazge\u00e7ti\u011fim gibi, bir g\u00fcn yenilgiye u\u011fray\u0131p roman yazmay\u0131 da bu endi\u015feyle b\u0131rakmaktan bazen korkard\u0131m.<\/p>\n<p>Kapay\u0131p kald\u0131rd\u0131\u011f\u0131m bavulun bende k\u0131sa s\u00fcrede uyand\u0131rd\u0131\u011f\u0131 iki temel duygudan hemen s\u00f6z ettim: Ta\u015frada olma duygusu ve hakiki olabilme (authenticity) endi\u015fesi. Benim bu huzursuz edici duygular\u0131 derinlemesine ilk ya\u015fay\u0131\u015f\u0131m de\u011fildi elbette bu. Bu duygular\u0131, b\u00fct\u00fcn geni\u015flikleri, yan sonu\u00e7lar\u0131, sinir ba\u015flar\u0131 (nerve endings), i\u00e7 d\u00fc\u011f\u00fcmleri ve \u00e7e\u015fit \u00e7e\u015fit renkleriyle ben y\u0131llar boyunca okuyup yazarak, kendim masa ba\u015f\u0131nda ara\u015ft\u0131rm\u0131\u015f, ke\u015ffetmi\u015f, derinle\u015ftirmi\u015ftim. Elbette onlar\u0131 belli belirsiz ac\u0131lar, keyif ka\u00e7\u0131r\u0131c\u0131 hassasiyetler ve ikide bir hayattan ve kitaplardan bana bula\u015fan ak\u0131l kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131klar\u0131 olarak \u00f6zellikle gen\u00e7li\u011fimde pek \u00e7ok kereler ya\u015fam\u0131\u015ft\u0131m. Ama ta\u015frada olma duygusunu ve hakikilik endi\u015fesini ancak onlar hakk\u0131nda romanlar, kitaplar yazarak (mesela ta\u015fral\u0131l\u0131k i\u00e7in Kar, \u0130stanbul; hakikilik endi\u015fesi i\u00e7in Benim Ad\u0131m K\u0131rm\u0131z\u0131 ya da Kara Kitap) b\u00fct\u00fcn\u00fcyle tan\u0131yabilmi\u015ftim. Benim i\u00e7in yazar olmak demek, i\u00e7imizde ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131m\u0131z, en fazla ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 biraz bildi\u011fimiz gizli yaralar\u0131m\u0131z\u0131n \u00fczerinde durmak, onlar\u0131 sab\u0131rla ke\u015ffetmek, tan\u0131mak, iyice ortaya \u00e7\u0131karmak ve bu yaralar\u0131 ve ac\u0131lar\u0131 yaz\u0131m\u0131z\u0131n ve kimli\u011fimizin bilin\u00e7le sahiplendi\u011fimiz bir par\u00e7as\u0131 haline getirmektir.<\/p>\n<p>Herkesin bildi\u011fi ama bildi\u011fini bilmedi\u011fi \u015feylerden s\u00f6z etmektir yazarl\u0131k. Bu bilginin ke\u015ffi ve onun geli\u015ftirilip payla\u015f\u0131lmas\u0131 okura \u00e7ok tan\u0131d\u0131\u011f\u0131 bir d\u00fcnyada hayret ederek gezinmenin zevklerini verir. Bu zevkleri, bildi\u011fimiz \u015feylerin b\u00fct\u00fcn ger\u00e7ekli\u011fiyle yaz\u0131ya d\u00f6k\u00fclmesindeki h\u00fcnerden de al\u0131r\u0131z elbette. Bir odaya kapan\u0131p y\u0131llarca h\u00fcnerini geli\u015ftiren, bir alem kurmaya \u00e7al\u0131\u015fan yazar i\u015fe kendi gizli yaralar\u0131ndan ba\u015flarken bilerek ya da bilmeden insano\u011fluna derin bir g\u00fcven de g\u00f6stermi\u015f olur. Ba\u015fkalar\u0131n\u0131n da bu yaralar\u0131n bir benzerini ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131na, bu y\u00fczden anla\u015f\u0131laca\u011f\u0131na, insanlar\u0131n birbirlerine benzedi\u011fine duyulan bu g\u00fcveni hep ta\u015f\u0131d\u0131m. B\u00fct\u00fcn ger\u00e7ek edebiyat, insanlar\u0131n birbirine benzedi\u011fine ili\u015fkin \u00e7ocuksu ve iyimser bir g\u00fcvene dayan\u0131r. Kapan\u0131p y\u0131llarca yazan biri i\u015fte b\u00f6yle bir insanl\u0131\u011fa ve merkezi olmayan bir d\u00fcnyaya seslenmek ister.<\/p>\n<p>Ama babam\u0131n bavulundan ve tabii \u0130stanbul\u2019da ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z hayat\u0131n solgun renklerinden anla\u015f\u0131labilece\u011fi gibi, d\u00fcnyan\u0131n bizden uzakta bir merkezi vard\u0131. Bu temel ger\u00e7e\u011fi ya\u015faman\u0131n verdi\u011fi \u00c7ehovcu ta\u015fra duygusundan, bir di\u011fer yan sonu\u00e7 olan hakikilik endi\u015fesinden (anxiety of authenticity) kitaplar\u0131mda \u00e7ok s\u00f6z ettim. D\u00fcnya n\u00fcfusunun b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011funun bu duygularla ya\u015fad\u0131\u011f\u0131n\u0131, hatta daha a\u011f\u0131rlar\u0131 olan eziklik, kendine g\u00fcvensizlik ve a\u015fa\u011f\u0131lanma korkular\u0131yla bo\u011fu\u015farak ya\u015fad\u0131\u011f\u0131n\u0131 kendimden biliyorum. Evet, insano\u011flunun birinci derdi h\u00e2l\u00e2, m\u00fclks\u00fczl\u00fck, yiyeceksizlik, evsizlik\u2026 Ama art\u0131k televizyonlar, gazeteler bu temel dertleri edebiyattan \u00e7ok daha \u00e7abuk ve kolay bir \u015fekilde anlat\u0131yor bize. Bug\u00fcn edebiyat\u0131n as\u0131l anlatmas\u0131 ve ara\u015ft\u0131rmas\u0131 gereken \u015fey, insano\u011flunun temel derdi ise, d\u0131\u015far\u0131da kalmak ve kendini \u00f6nemsiz hissetme korkular\u0131, bunlara ba\u011fl\u0131 de\u011fersizlik duygular\u0131, bir cemaat olarak ya\u015fanan gurur k\u0131r\u0131kl\u0131klar\u0131, k\u0131r\u0131lganl\u0131klar, k\u00fc\u00e7\u00fcmsenme endi\u015feleri, \u00e7e\u015fit \u00e7e\u015fit \u00f6fkeler, al\u0131nganl\u0131klar, bitip t\u00fckenmeyen a\u015fa\u011f\u0131lanma hayalleri ve bunlar\u0131n karde\u015fi milli \u00f6v\u00fcnmeler, \u015fi\u015finmeler\u2026 \u00c7o\u011fu zaman ak\u0131ld\u0131\u015f\u0131 ve a\u015f\u0131r\u0131 duygusal bir dille d\u0131\u015fa vurulan (express) bu hayalleri kendi i\u00e7imdeki karanl\u0131\u011fa her bak\u0131\u015f\u0131mda anlayabiliyorum. Kendimi kolayl\u0131kla \u00f6zde\u015fle\u015ftirebildi\u011fim (identify) Bat\u0131-d\u0131\u015f\u0131 d\u00fcnyada b\u00fcy\u00fck kalabal\u0131klar\u0131n, topluluklar\u0131n ve milletlerin a\u015fa\u011f\u0131lanma endi\u015feleri ve al\u0131nganl\u0131klar\u0131 y\u00fcz\u00fcnden zaman zaman aptall\u0131\u011fa varan korkulara kap\u0131ld\u0131klar\u0131na tan\u0131k oluyoruz. Kendimi ayn\u0131 kolayl\u0131kla \u00f6zde\u015fle\u015ftirebildi\u011fim Bat\u0131 d\u00fcnyas\u0131nda da R\u00f6nesans\u0131, Ayd\u0131nlanmay\u0131, Modernli\u011fi ke\u015ffetmi\u015f olman\u0131n ve zenginli\u011fin a\u015f\u0131r\u0131 gururuyla milletlerin, devletlerin zaman zaman benzer bir aptall\u0131\u011fa yakla\u015fan bir kendini be\u011fenmi\u015fli\u011fe kap\u0131ld\u0131klar\u0131n\u0131 da biliyorum.<\/p>\n<p>Demek ki, yaln\u0131zca babam de\u011fil, hepimiz d\u00fcnyan\u0131n bir merkezi oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcncesini \u00e7ok fazla \u00f6nemsiyoruz. Oysa, yaz\u0131 yazmak i\u00e7in bizi y\u0131llarca bir odaya kapatan \u015fey tam tersi bir g\u00fcvendir; bir g\u00fcn yazd\u0131klar\u0131m\u0131z\u0131n okunup anla\u015f\u0131laca\u011f\u0131na, \u00e7\u00fcnk\u00fc insanlar\u0131n d\u00fcnyan\u0131n her yerinde birbirlerine benzediklerine ili\u015fkin bir inan\u00e7t\u0131r bu. Ama bu, kendimden ve babam\u0131n yazd\u0131klar\u0131ndan biliyorum, kenarda olman\u0131n, d\u0131\u015far\u0131da kalman\u0131n \u00f6fkesiyle yaral\u0131, dertli (troubled) bir iyimserliktir. Dostoyevski\u2019nin b\u00fct\u00fcn hayat\u0131 boyunca Bat\u0131\u2019ya kar\u015f\u0131 hissetti\u011fi a\u015fk ve nefret duygular\u0131n\u0131 pek \u00e7ok kereler kendi i\u00e7imde de hissettim. Ama ondan as\u0131l \u00f6\u011frendi\u011fim \u015fey, as\u0131l iyimserlik kayna\u011f\u0131, bu b\u00fcy\u00fck yazar\u0131n Bat\u0131 ile a\u015fk ve nefret ili\u015fkisinden yola \u00e7\u0131k\u0131p, onlar\u0131n \u00f6tesinde kurdu\u011fu bamba\u015fka bir alem oldu.<\/p>\n<p>Bu i\u015fe hayat\u0131n\u0131 vermi\u015f b\u00fct\u00fcn yazarlar \u015fu ger\u00e7e\u011fi bilir: masaya oturup yazma nedenlerimizle, y\u0131llarca umutla yaza yaza kurdu\u011fumuz d\u00fcnya, sonunda apayr\u0131 yerlere yerle\u015fir. Kederle ya da \u00f6fkeyle oturdu\u011fumuz masadan o kederin ve \u00f6fkenin \u00f6tesinde bamba\u015fka bir aleme ula\u015f\u0131r\u0131z. Babam da b\u00f6yle bir aleme ula\u015fm\u0131\u015f olamaz m\u0131yd\u0131? Uzun yolculuktan sonra o var\u0131lan alem, t\u0131pk\u0131 uzun bir deniz yolculu\u011fundan sonra sis aralan\u0131rken b\u00fct\u00fcn renkleriyle kar\u015f\u0131m\u0131zda yava\u015f yava\u015f beliren bir ada gibi bize bir mucize duygusu verir. Ya da Bat\u0131l\u0131 gezginlerin g\u00fcneyden gemiyle yakla\u015ft\u0131klar\u0131 \u0130stanbul\u2019u sabah sisi aralan\u0131rken g\u00f6rd\u00fcklerinde hissettikleri \u015feylere benzer bu. Umutla, merakla \u00e7\u0131k\u0131lan uzun yolculu\u011fun sonunda, orada camileri, minareleri, tek tek evleri, sokaklar\u0131, tepeleri, k\u00f6pr\u00fcleri, yoku\u015flar\u0131 ile birlikte b\u00fct\u00fcn bir \u015fehir, b\u00fct\u00fcn bir alem vard\u0131r. \u0130nsan, t\u0131pk\u0131 iyi bir okurun bir kitab\u0131n sayfalar\u0131 i\u00e7inde kaybolmas\u0131 gibi, kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7\u0131k\u0131veren bu yeni alemin i\u00e7ine hemen girip kaybolmak ister. Kenarda, ta\u015frada, d\u0131\u015far\u0131da, \u00f6fkeli ya da d\u00fcped\u00fcz h\u00fcz\u00fcnl\u00fc oldu\u011fumuz i\u00e7in masaya oturmu\u015f ve bu duygular\u0131 unutturan yepyeni bir alem ke\u015ffetmi\u015fizdir.<\/p>\n<p>\u00c7ocuklu\u011fumda, gen\u00e7li\u011fimde hissetti\u011fimin tam tersine benim i\u00e7in art\u0131k d\u00fcnyan\u0131n merkezi \u0130stanbul\u2019dur. Neredeyse b\u00fct\u00fcn hayat\u0131m\u0131 orada ge\u00e7irdi\u011fim i\u00e7in de\u011fil yaln\u0131zca, otuz \u00fc\u00e7 y\u0131ld\u0131r tek tek sokaklar\u0131n\u0131, k\u00f6pr\u00fclerini, insanlar\u0131n\u0131, k\u00f6peklerini, evlerini, camilerini, \u00e7e\u015fmelerini, tuhaf kahramanlar\u0131n\u0131, d\u00fckkanlar\u0131n\u0131, tan\u0131d\u0131k ki\u015filerini, karanl\u0131k noktalar\u0131n\u0131, gecelerini ve g\u00fcnd\u00fczlerini kendimi onlar\u0131n hepsiyle \u00f6zde\u015fle\u015ftirerek anlatt\u0131\u011f\u0131m i\u00e7in. Bir noktadan sonra, hayal etti\u011fim bu d\u00fcnya da benim elimden \u00e7\u0131kar ve kafam\u0131n i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m \u015fehirden daha da ger\u00e7ek olur. O zaman, b\u00fct\u00fcn o insanlar ve sokaklar, e\u015fyalar ve binalar sanki hep birlikte aralar\u0131nda konu\u015fmaya, sanki kendi aralar\u0131nda benim \u00f6nceden hissedemedi\u011fim ili\u015fkiler kurmaya, sanki benim hayalimde ve kitaplar\u0131mda de\u011fil, kendi kendilerine ya\u015famaya ba\u015flarlar. \u0130\u011fneyle kuyu kazar gibi sab\u0131rla hayal ederek kurdu\u011fum bu alem bana o zaman her \u015feyden daha ger\u00e7ekmi\u015f gibi gelir.<\/p>\n<p>Babam da, belki, y\u0131llar\u0131n\u0131 bu i\u015fe vermi\u015f yazarlar\u0131n bu cins mutluluklar\u0131n\u0131 ke\u015ffetmi\u015ftir, ona \u00f6nyarg\u0131l\u0131 olmayay\u0131m diyordum bavuluna bakarken. Ayr\u0131ca, emreden, yasaklayan, ezen, cezaland\u0131ran s\u0131radan bir baba olmad\u0131\u011f\u0131, beni her zaman \u00f6zg\u00fcr b\u0131rak\u0131p, bana her zaman a\u015f\u0131r\u0131 sayg\u0131 g\u00f6sterdi\u011fi i\u00e7in de ona m\u00fcte\u015fekkirdim. Pek \u00e7ok \u00e7ocukluk ve gen\u00e7lik arkada\u015f\u0131m\u0131n aksine, baba korkusu bilmedi\u011fim i\u00e7in hayal g\u00fcc\u00fcm\u00fcn zaman zaman \u00f6zg\u00fcrce ya da \u00e7ocuk\u00e7a \u00e7al\u0131\u015fabildi\u011fine bazen inanm\u0131\u015f, bazen da babam gen\u00e7li\u011finde yazar olmak istedi\u011fi i\u00e7in yazar olabildi\u011fimi i\u00e7tenlikle d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015ft\u00fcm. Onu ho\u015fg\u00f6r\u00fcyle okumal\u0131, otel odalar\u0131nda yazd\u0131klar\u0131n\u0131 anlamal\u0131yd\u0131m.<\/p>\n<p>Babam\u0131n b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 yerde g\u00fcnlerdir h\u00e2l\u00e2 duran bavulu bu iyimser d\u00fc\u015f\u00fcncelerle a\u00e7t\u0131m ve baz\u0131 defterleri, baz\u0131 sayfalar\u0131 b\u00fct\u00fcn irademi kullanarak okudum. Babam ne mi yazm\u0131\u015ft\u0131? Paris otellerinden g\u00f6r\u00fcnt\u00fcler hat\u0131rl\u0131yorum, baz\u0131 \u015fiirler, baz\u0131 paradokslar, ak\u0131l y\u00fcr\u00fctmeler\u2026 Bir trafik kazas\u0131ndan sonra ba\u015f\u0131ndan ge\u00e7enleri zar zor hat\u0131rlayan, zorlansa da fazlas\u0131n\u0131 hat\u0131rlamak istemeyen biri gibi hissediyorum kendimi \u015fimdi. \u00c7ocuklu\u011fumda annem ile babam bir kavgan\u0131n e\u015fi\u011fine geldiklerinde, yani o \u00f6l\u00fcmc\u00fcl sessizliklerden biri ba\u015flad\u0131\u011f\u0131nda babam havay\u0131 de\u011fi\u015ftirmek i\u00e7in hemen radyoyu a\u00e7ar, m\u00fczik bize olup biteni daha \u00e7abuk unuttururdu.<\/p>\n<p>Ben de benzeri bir m\u00fczik i\u015flevi g\u00f6recek ve sevilecek bir-iki s\u00f6z ile konuyu de\u011fi\u015ftireyim! Bildi\u011finiz gibi, biz yazarlara en \u00e7ok sorulan, en \u00e7ok sevilen soru \u015fudur: neden yaz\u0131yorsunuz? \u0130\u00e7imden geldi\u011fi i\u00e7in yaz\u0131yorum! Ba\u015fkalar\u0131 gibi normal bir i\u015f yapamad\u0131\u011f\u0131m i\u00e7in yaz\u0131yorum. Benim yazd\u0131\u011f\u0131m gibi kitaplar yaz\u0131ls\u0131n da okuyay\u0131m diye yaz\u0131yorum. Hepinize, herkese \u00e7ok \u00e7ok k\u0131zd\u0131\u011f\u0131m i\u00e7in yaz\u0131yorum. Bir odada b\u00fct\u00fcn g\u00fcn oturup yazmak \u00e7ok ho\u015fuma gitti\u011fi i\u00e7in yaz\u0131yorum. Onu ancak de\u011fi\u015ftirerek ger\u00e7ekli\u011fe katlanabildi\u011fim i\u00e7in yaz\u0131yorum. Ben, \u00f6tekiler, hepimiz, bizler \u0130stanbul\u2019da, T\u00fcrkiye\u2019de nas\u0131l bir hayat ya\u015fad\u0131k, ya\u015f\u0131yoruz, b\u00fct\u00fcn d\u00fcnya bilsin diye yaz\u0131yorum. Ka\u011f\u0131d\u0131n, kalemin, m\u00fcrekkebin kokusunu sevdi\u011fim i\u00e7in yaz\u0131yorum. Edebiyata, roman sanat\u0131na her \u015feyden \u00e7ok inand\u0131\u011f\u0131m i\u00e7in yaz\u0131yorum. Bir al\u0131\u015fkanl\u0131k ve tutku oldu\u011fu i\u00e7in yaz\u0131yorum. Unutulmaktan korktu\u011fum i\u00e7in yaz\u0131yorum. Getirdi\u011fi \u00fcn ve ilgiden ho\u015fland\u0131\u011f\u0131m i\u00e7in yaz\u0131yorum. Yaln\u0131z kalmak i\u00e7in yaz\u0131yorum. Hepinize, herkese neden o kadar \u00e7ok \u00e7ok k\u0131zd\u0131\u011f\u0131m\u0131 belki anlar\u0131m diye yaz\u0131yorum. Okunmaktan ho\u015fland\u0131\u011f\u0131m i\u00e7in yaz\u0131yorum. Bir kere ba\u015flad\u0131\u011f\u0131m \u015fu roman\u0131, bu yaz\u0131y\u0131, \u015fu sayfay\u0131 art\u0131k bitireyim diye yaz\u0131yorum. Herkes benden bunu bekliyor diye yaz\u0131yorum. K\u00fct\u00fcphanelerin \u00f6l\u00fcms\u00fczl\u00fc\u011f\u00fcne ve kitaplar\u0131m\u0131n raflarda duru\u015funa \u00e7ocuk\u00e7a inand\u0131\u011f\u0131m i\u00e7in yaz\u0131yorum. Hayat, d\u00fcnya, her \u015fey inan\u0131lmayacak kadar g\u00fczel ve \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 oldu\u011fu i\u00e7in yaz\u0131yorum. Hayat\u0131n b\u00fct\u00fcn bu g\u00fczelli\u011fini ve zenginli\u011fini kelimelere ge\u00e7irmek zevkli oldu\u011fu i\u00e7in yaz\u0131yorum. Hik\u00e2ye anlatmak i\u00e7in de\u011fil, hik\u00e2ye kurmak i\u00e7in yaz\u0131yorum. Hep gidilecek bir yer varm\u0131\u015f ve oraya \u2014t\u0131pk\u0131 bir r\u00fcyadaki gibi\u2014 bir t\u00fcrl\u00fc gidemiyormu\u015fum duygusundan kurtulmak i\u00e7in yaz\u0131yorum. Bir t\u00fcrl\u00fc mutlu olamad\u0131\u011f\u0131m i\u00e7in yaz\u0131yorum. Mutlu olmak i\u00e7in yaz\u0131yorum.<\/p>\n<p>Yaz\u0131haneme gelip bavulu b\u0131rak\u0131\u015f\u0131ndan bir hafta sonra, babam, her zamanki gibi elinde bir paket \u00e7ikolata (k\u0131rk sekiz ya\u015f\u0131nda oldu\u011fumu unutuyordu) beni gene ziyaret etti. Her zamanki gibi gene hayattan, siyasetten ve aile dedikodular\u0131ndan s\u00f6z edip g\u00fcl\u00fc\u015ft\u00fck. Bir ara babam\u0131n g\u00f6z\u00fc bavulu b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 k\u00f6\u015feye tak\u0131ld\u0131 ve onu oradan al\u0131p kald\u0131rd\u0131\u011f\u0131m\u0131 anlad\u0131. G\u00f6z g\u00f6ze geldik. S\u0131k\u0131c\u0131, utand\u0131r\u0131c\u0131 bir sessizlik oldu. Ona bavulu a\u00e7\u0131p i\u00e7indekileri okumaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131 s\u00f6ylemedim, g\u00f6zlerimi ka\u00e7\u0131rd\u0131m. Ama o anlad\u0131. Ben de onun anlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlad\u0131m. O da benim onun anlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlad\u0131\u011f\u0131m\u0131 anlad\u0131. Bu anlay\u0131\u015flar da birka\u00e7 saniye i\u00e7inde ne kadar uzarsa ancak o kadar uzad\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc babam kendine g\u00fcvenen, rahat ve mutlu bir insand\u0131: her zamanki gibi g\u00fcl\u00fcverdi. Ve evden \u00e7\u0131k\u0131p giderken bana her zaman s\u00f6yledi\u011fi tatl\u0131 ve y\u00fcreklendirici s\u00f6zleri bir baba gibi yine tekrarlad\u0131.<\/p>\n<p>Her zamanki gibi babam\u0131n mutlulu\u011funu, dertsiz, tasas\u0131z halini k\u0131skanarak arkas\u0131ndan bakt\u0131m. Ama o g\u00fcn i\u00e7imde utan\u00e7 verici bir mutluluk k\u0131p\u0131rt\u0131s\u0131 da dola\u015fm\u0131\u015ft\u0131, hat\u0131rl\u0131yorum. Belki onun kadar rahat de\u011filim, onun gibi tasas\u0131z ve mutlu bir hayat s\u00fcrmedim, ama yaz\u0131n\u0131n hakk\u0131n\u0131 verdim duygusu, anlad\u0131n\u0131z\u2026 Bunu babama kar\u015f\u0131 duydu\u011fum i\u00e7in utan\u0131yordum. \u00dcstelik babam, benim hayat\u0131m\u0131n ezici merkezi de olmam\u0131\u015f, beni \u00f6zg\u00fcr b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131. B\u00fct\u00fcn bunlar bize yazman\u0131n ve edebiyat\u0131n, hayat\u0131m\u0131z\u0131n merkezindeki bir eksiklik ile, mutluluk ve su\u00e7luluk duygular\u0131yla derinden ba\u011fl\u0131 oldu\u011funu hat\u0131rlatmal\u0131.<\/p>\n<p>Ama hik\u00e2yemin bana daha da derin bir su\u00e7luluk duydurtan bir simetrisi, o g\u00fcn hemen hat\u0131rlad\u0131\u011f\u0131m bir di\u011fer yar\u0131s\u0131 var. Babam\u0131n bavulunu bana b\u0131rakmas\u0131ndan yirmi \u00fc\u00e7 y\u0131l \u00f6nce, yirmi iki ya\u015f\u0131mdayken her \u015feyi b\u0131rak\u0131p romanc\u0131 olmaya karar vermi\u015f, kendimi bir odaya kapatm\u0131\u015f, d\u00f6rt y\u0131l sonra ilk roman\u0131m Cevdet Bey ve O\u011fullar\u0131\u2019n\u0131 bitirmi\u015f ve hen\u00fcz yay\u0131mlanmam\u0131\u015f kitab\u0131n daktilo edilmi\u015f bir kopyas\u0131n\u0131 okusun ve bana d\u00fc\u015f\u00fcncesini s\u00f6ylesin diye titreyen ellerle babama vermi\u015ftim. Yaln\u0131z zevkine ve zekas\u0131na g\u00fcvendi\u011fim i\u00e7in de\u011fil, annemin aksine, babam yazar olmama kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in de onun onay\u0131n\u0131 almak benim i\u00e7in \u00f6nemliydi. O s\u0131rada babam bizimle de\u011fildi, uzaktayd\u0131. D\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc sab\u0131rs\u0131zl\u0131kla bekledim. \u0130ki hafta sonra gelince kap\u0131y\u0131 ona ko\u015farak a\u00e7t\u0131m. Babam hi\u00e7bir \u015fey s\u00f6ylemedi, ama bana hemen \u00f6yle bir sar\u0131ld\u0131 ki kitab\u0131m\u0131 \u00e7ok sevdi\u011fini anlad\u0131m. Bir s\u00fcre, a\u015f\u0131r\u0131 duygusall\u0131k anlar\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kan bir \u00e7e\u015fit beceriksizlik (clumsiness) ve sessizlik buhran\u0131na kap\u0131ld\u0131k. Sonra biraz rahatlay\u0131p konu\u015fmaya ba\u015flay\u0131nca, babam, bana ya da ilk kitab\u0131ma olan g\u00fcvenini a\u015f\u0131r\u0131 heyecanl\u0131 ve abart\u0131l\u0131 bir dille ifade etti ve bug\u00fcn b\u00fcy\u00fck bir mutlulukla kabul etti\u011fim bu \u00f6d\u00fcl\u00fc bir g\u00fcn alaca\u011f\u0131m\u0131 \u00f6ylesine s\u00f6yleyiverdi.<\/p>\n<p>Bu s\u00f6z\u00fc ona inanmaktan ya da bu \u00f6d\u00fcl\u00fc bir hedef olarak g\u00f6stermekten \u00e7ok, o\u011flunu desteklemek, y\u00fcreklendirmek i\u00e7in ona \u201cbir g\u00fcn pa\u015fa olacaks\u0131n!\u201d diyen bir T\u00fcrk babas\u0131 gibi s\u00f6ylemi\u015fti. Y\u0131llarca da beni her g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcnde cesaretlendirmek i\u00e7in bu s\u00f6z\u00fc tekrarlad\u0131 durdu.<\/p>\n<p>Babam 2002 y\u0131l\u0131 Aral\u0131k ay\u0131nda \u00f6ld\u00fc.<\/p>\n<p>\u0130sve\u00e7 Akademisi\u2019nin bana bu b\u00fcy\u00fck \u00f6d\u00fcl\u00fc, bu \u015ferefi veren de\u011ferli \u00fcyeleri, de\u011ferli konuklar, bug\u00fcn babam aram\u0131zda olsun \u00e7ok isterdim.<\/p>\n<p>Kaynak: http:\/\/nobelprize.org\/<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u00d6l\u00fcm\u00fcnden iki y\u0131l \u00f6nce babam kendi yaz\u0131lar\u0131, el yazmalar\u0131 ve defterleriyle dolu k\u00fc\u00e7\u00fck bir bavul verdi bana. Her zamanki \u015fakac\u0131, alayc\u0131 havas\u0131n\u0131 tak\u0131narak, kendisinden sonra, yani \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra onlar\u0131 okumam\u0131 istedi\u011fini s\u00f6yleyiverdi.\u201cBir bak bakal\u0131m,\u201d dedi hafif\u00e7e utanarak, \u201ci\u015fe yarar bir \u015fey var m\u0131 i\u00e7lerinde. Belki benden sonra se\u00e7er, yay\u0131mlars\u0131n.\u201d<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1],"tags":[191],"class_list":["post-1680","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-genel","tag-orhan-pamuk"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.bbyhaber.com\/bby\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1680"}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.bbyhaber.com\/bby\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.bbyhaber.com\/bby\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.bbyhaber.com\/bby\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.bbyhaber.com\/bby\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1680"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.bbyhaber.com\/bby\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1680\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.bbyhaber.com\/bby\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1680"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.bbyhaber.com\/bby\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1680"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.bbyhaber.com\/bby\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1680"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}