Bilgi ve Belge Yönetimi 2017-2018 Öğretim Yılı Ders Programı Karşılaştırması-2

Bu çalışma, Türkiye’de Bilgi ve Belge Yönetimi alanında eğitim veren üniversitelerin 2017-2018 yılı öğretim yılı ders programlarının incelenmesi ve karşılaştırılması amacıyla hazırlanmıştır. Söz konusu çalışmanın ilkini daha önceki yazımızda paylaşmıştık. Bu yazımızda, çalışma kapsamına alınan ve incelenen üniversiteler Atatürk Üniversitesi, Kastamonu Üniversitesi, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, İstanbul Medeniyet Üniversitesi ve Çankırı Karatekin Üniversitesi’dir.

Adı geçen üniversitelerin ders programları üniversitelerin web sitelerinden alınmış olup, Excel formatında hazırlanmış ve “Ders programları”, “Genel Karşılaştırma”, “Zorunlu Ders Karşılaştırması”, “Seçmeli Ders Karşılaştırması” başlıklarıyla sunulmuştur.

Bilgi ve Belge Yönetimi 2017-2018 Öğretim Yılı Ders Programı Karşılaştırması Tablosu

Yaptığım incelemede beş üniversite de, önceki üniversitelerde olduğu gibi, her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır misali, kendi ders programlarını geleneksel ve teknolojik ögeleri göz önüne alarak hazırlamıştır. Kütüphanecilik ve Arşivcilik alanlarına ilişkin ders ağırlıkları üniversitelere göre farklılık gösterse de Kütüphaneciliğin Arşivciliğe nazaran daha baskın olduğu söylenebilir.

Yazı dizisinin ilkinde de ifade ettiğim üzere, her meslek elamanın ders programları tablosunda görecekleri ve buna bağlı olarak çıkarsama yapacağı çok şey olduğu inancındayım. Ders programlarında ilgimi ve dikkatimi çeken noktalar olmuştur. Bunlar;

Atatürk Üniversitesi’nde,  “Bilgi Okuryazarlığı”, “Bilgi Toplumu”, “Bilgi Sosyolojisi”, “İletişim ve Medya” derslerinin birinci sınıfta ve “zorunlu ders” kapsamına alınmış olması kanımca yerli yerinde bir uygulamadır. Söz konusu derslerin içerikleri, kavramsal popülerliği ve bilgi üstüne düşünsel alt yapı hazırlama açısından etkileri düşünüldüğünde, genel anlamda Kütüphaneci, Arşivci; Özel anlamda Bilgi Yöneticisi, Bilgi Profesyoneli… olacak meslek adaylarının, “Bilgi ve Belge Yönetimi” ile güzel bir tanışma yaşayacakları inancındayım. Bu tanışmayı izleyen derslerin de doyurucu, dolu ve “zorunlu-seçmeli dağılımı” kapsamında dengeli olduğunu düşünüyorum. Bunların yanı sıra, zorunlu ders kapsamında, 7. yarıyılda “Konu Uzmanlığı”ile 8. yarıyılda “Bilgi Okuryazarlığı Eğitimi” dersleri de oldukça dikkatimi çekmiştir. Ülkemizde konu uzmanlığına duyulan gereksinimi sanırım anlatmaya gerek yok! “Bilgi Okuryazarlığı” ile başlayıp, “Bilgi Okuryazarlığı Eğitimi” ile bitirmek çok mu çok anlamlı olmuş.

Kastamonu Üniversitesi’nde seçmeli ders kapsamında “Sosyal Psikoloji”, “Çok Kültürlülük ve Hizmetleri”, “Açık Erişim ve Arşivler”; zorunlu ders kapsamında “Bilgi Okuryazarlığı”, “Konu Başlıkları”, “Bilgi Ekonomisi”, “Bilgi Mimarisi” “Bibliyometri” dersleri müfredat içinde ilgi çekici konumdadır. BBY bileşenlerinden akademisyenlerin, hedef kitleye yönelik hizmet trafiği oluşturma ve geliştirmede, “Psikolojik Metotlar” ekseninde “bilimsel” çalışmalar sunması ve bu bilimsel sunum akabinde bir diğer BBY bileşeni saha elamanlarının kuramı pratize etmesi, BBY alanında kanımca birçok başarıyı beraberinde getirecektir.

Küreselleşeme olgusu ve Türkiye’nin kozmopolit yapısı göz önüne alındığında “Çok Kültürlülük ve Hizmetleri’nin BBY alanı için çok geç kalınmış bir adım olduğunu düşünüyorum. Bu konunun önemini sayın Güler Demir “Dünyada ve Türkiye’de Halk Kütüphanesi Hizmetlerinde Çok Kültürlülük” adlı kitabıyla yeterince anlatmaktadır.

Aşağıdaki bağlantıdan söz konusu kitabın tanıtım yazısına erişebilirsiniz.

http://www.tk.org.tr/index.php/TK/article/view/2801/2747

Açık Erişim, meslek yaşamım boyunca beni en çok heyecanlandıran olgudur desem yeridir. Açık Erişimin, bilimsel bilginin önündeki tüm bariyerleri kaldırarak “bilimi ve bilgiyi özgürleştirme” yönündeki yadsınamaz rolü ile bilgiyi toplumsallaştırma sürecinin en önemli aktörlerinden biri olan kütüphanelerin amaçları/hedefleri arasındaki ilişkiden yola çıkarak neler neler söylenmez ki… Aşağıdaki fıkra misali, “canlılığını ve tazeliğini” on yıllar boyunca sürdürecek olan Açık Erişimin tüm BBY bölümleri içinde yalnızca Kastamonu Üniversitesi’nin müfredatında yer alıyor olması kanımca garip bir durum.

Kumkapı`da bir balıkçı bağırıyor:
“Canlı balık,canlı balıııııııık…”
Yaşlı bir teyze,yaklaşıp soruyor:
“Evladım balıklar taze mi?”
Balıkçı:
“Canlı balık, canlı balık… “
Yaşlı teyze tekrar soruyor:
Evladım balıklar taze mi?
Balıkçı:
“Teyze, canlı diyoruz ya işte!.. “
deyince teyze şöyle diyor:
“A evladım, ben de canlıyım ama taze miyim?”

“Bilgi Ekonomisi”, “Bilgi Mimarisi” “Bibliyometri” derslerinin içerikleri de saha elamanlarını çokça gereksinim duyduğu konuların başında gelmektedir.

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde zorunlu ders kapsamında “Konu Başlıkları”, “Bilgi Okuryazarlığı              “, “Dijital Platformda Bilgi Analizi” dersleri müfredat içinde ilgi çekici konumdadır. Söz konusu derslere ilişkin görüşlerimi yukarıda arz etmiştim.  Geriye kalan dersler de diğer üniversitelerin müfredatlarına benzerlik göstermektedir.

İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nde zorunlu derslerden çok seçmeli dersler ilgi çekici konumdadır. “Bilgi Danışmanlığı”, “Referans/Danışma Hizmetleri’ni anlatan bir içeriğe mi sahip yoksa daha farklı metotlar mı anlatılmaktadır bilemiyorum; ancak “Referans/Danışma Hizmetleri” ötesinde bir şeyse çok daha fazla anlam kazanacağını düşünüyorum.   Atatürk üniversitesinde olduğu gibi “Bilgi Okuryazarlığı” ile başlayıp “Bilgi Okuryazarlığı Eğitimi” ile bitirilmesi kanımca hoş olmuştur.

Çankırı Karatekin Üniversitesi’nde, İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nde olduğu gibi zorunlu derslerden çok seçmeli dersler ilgi çekici konumdadır.  “Bilgi Okuryazarlığı Programı Geliştirme”, “Bilgi Pazarlama”, “Konu Uzmanlığı”, “Enformetri”, “Veri Madenciliği” derslerinin sahaya dönük çok işlevsel olacağı inancındayım. Veri madenciliğinin, günümüz bilgi okyanusunda her geçen gün artan gereksinime mukabil, saha elamanlarına yönelik yeni iş yelpazesi genişlemesi açısından son derece önemlidir.

Beş üniversite de özgün, kulağa hoş gelen, BBY disiplinin kuramda ve pratikte yelpazesini genişletecek derslere sahip olduğu söylenebilir. Ders içeriklerinin de ders adları gibi cazip ve ilgi çekici olması en büyük arzumdur. Ve elbette ki bu dersleri verebilecek yeterli akademisyen sayısını da es geçmeden…

İşbu yazı kaleme alındığında BBY bölümünün yeni bir üniversitede “Yüksek Okul” bünyesinde açıldığını öğrendim.  Geleneksel tebriklerde “Hayırlı Olsun(!)” mu deniliyordu? H-AYIR-LI OLSUN!

Müslüm YURTSEVEN

Müslüm YURTSEVEN

Sinop Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı, Kütüphaneci. Kütüphane, Özgürlüğün Kapısıdır!

Şunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın