<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>BBY Haber Bloğu &#187; Aydın İleri</title>
	<atom:link href="http://www.bbyhaber.com/bbyblog/author/aydinileri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bbyhaber.com/bbyblog</link>
	<description>Bilgi ve Belge Yönetimi Haber Portalı-Bloğu</description>
	<lastBuildDate>Mon, 12 Mar 2012 01:18:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>BİZİM KEMALETTİN TUĞCU’LARIMIZ VARDI</title>
		<link>http://www.bbyhaber.com/bbyblog/2011/10/17/bizim-kemalettin-tugcu%e2%80%99larimiz-vardi-2/</link>
		<comments>http://www.bbyhaber.com/bbyblog/2011/10/17/bizim-kemalettin-tugcu%e2%80%99larimiz-vardi-2/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Oct 2011 17:16:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın İleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bbyhaber.com/bbyblog/?p=938</guid>
		<description><![CDATA[Kemalettin Tuğcu, 27 Aralık 1902’de İstanbul, Çengelköy’de iki ayağı sakat olarak yaşama gözlerini açar. Doğumdan sonra alelacele eve çağrılan çıkıkçı Şahnazar, iki ayağı içe dönük bebeğin ayaklarını tahtalara sarar sımsıkı. Bir haftalık bebek avaz avaz ağlar. Eve gelen babası Yüzbaşı Galip Bey, bebeğin çığlıklarına dayanamaz, sargıları çözüp tahtaları atar. Bebek ağlamayı keser… Çıkıkçı Şahnazar, bir <a href="http://www.bbyhaber.com/bbyblog/2011/10/17/bizim-kemalettin-tugcu%e2%80%99larimiz-vardi-2/" class="more-link">More &#62;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kemalettin Tuğcu, 27 Aralık 1902’de İstanbul, Çengelköy’de iki ayağı sakat olarak yaşama gözlerini açar. Doğumdan sonra alelacele eve çağrılan çıkıkçı Şahnazar, iki ayağı içe dönük bebeğin ayaklarını tahtalara sarar sımsıkı. Bir haftalık bebek avaz avaz ağlar. Eve gelen babası Yüzbaşı Galip Bey, bebeğin çığlıklarına dayanamaz, sargıları çözüp tahtaları atar. Bebek ağlamayı keser… Çıkıkçı Şahnazar, bir ay sonra bebeği kontrole gelir. Bebeğin ayaklarını yeniden bağlayacağım der. Tuğcu ailesini uyarır, “açmayın sargıyı yoksa sakat kalır” der.<span id="more-938"></span></p>
<p>Baba, eve geldiğinde çocuğunun avaz avaz ağlarken görünce dayanamaz yine açar sarıları… Küçük Kemalettin sakat kalır.</p>
<p>Bunca kitap, bunca yazı bedensel engelli oluşundan doğmuştur sanki. Kendisiyle yapılan bir söyleşide şöyle der: “Babamın acıma duygusu yüzünden sakat kaldım ve ömrüm boyunca bunun acısını çektim”.</p>
<p>İtilen, horlanan, haksızlığa uğrayan, üvey ana ya da üvey babadan, ustasından dayak yiyen ama onurlarından ödün vermeyen roman kahramanları, Kemalettin Tuğcu’nun diğer çocuklar gibi olamamasının bir yansıması mıdır?</p>
<p>20. yüzyılın tanığı olan Kemalettin Tuğcu 2. Meşrutiyet’in ilanında 6 yaşında bir çocuktur. Çengelköy o sabah top sesleri ile uyanır. “Rumeli’de paşaları öldürüyorlar, Hareket Ordusu İstanbul’a geliyor,” haberleri arasında, İstanbul’da çıkan yangınları, Taşkışla’nın bombalanışını görülür evlerinin penceresinden. Abdülhamit’in başkomseri olan dedesi Padişaha karşı olduğu gerekçesiyle gözaltına alınır. Ertesi gün suçsuzluğu anlaşılıp serbest bırakıldığında, üzüntüden şeker hastası olur. Küçük bir aylıkla emekliye ayrılır, evine kapanır. Kısa süre sonra da ölür.</p>
<p>Hayat bir anda değişir Kemalettin için. Aynı yıl, ayaklarında yaralar açılmaya başlar. Yürüyemez. Kardeşleri ve akrabalarının çocukları koşup oynarken o bir ağacın arkasına saklanıp ağlar. Annesinin eteklerinin arkasında durur hep. Kimse ayaklarını görmesin diye kendini gizler.<br />
31 Mart Olayı yaşandığında 7 yaşındadır. Gericiler mektepli subayları öldürüyorlar diye, babası Yüzbaşı Galip Bey, saklanır, çocuklarını görmeye geceleri gelir. Siyasi olaylara aklı ermeyecek yaşta olsa da, babasının tehlikede olduğunu sezer…</p>
<p>1. Dünya Savaşı’yla birlikte tüm ülkede yoksulluk başlar. Balkan Savaşı bozgunundan kaçıp İstanbul’da camilere, okullara yerleştirilen insanların sefaletine tanık olur. Yaşadıkları köşk Nevfer Mektebi’ne kiraya verilir. Kemalettin birkaç gün devam edebildiği bu okuldan ayaklarında yeniden açılan yaralar nedeniyle ayrılır. Okula gidemez.</p>
<p>Babası Çanakkale’ye tayin olunca savaşın ortasında bulurlar kendilerini. Havada mermiler, gülleler uçuşurken, bir gece yarısı, gebe bir atın sırtında annesi ve iki küçük kardeşiyle birlikte kaçarlar. Babası yaralanınca İstanbul’a geri döner tüm aile.<br />
Çocukluktan gençliğe uzanan yolda savaş, işgal, salgın hastalıklar, yoksulluk, yangınlar ve ölüm vardır.</p>
<p>Sakat olduğu için insan içine çıkmaz ve hep ağlar. Babası ağabeyine okuma yazma öğretirken o da öğrenir onları dinleyerek. Annesinin oyalansın diye aldığı defterlere hikâyeler yazmaya başlar. Yazar, yazar, yazar… Sonra hepsini bahçede yakar. On üç yaşında ilk romanı (büyükler için) “Fazilet Tacı”nı Akşam Gazetesine götürür. Dosyasını Vâlâ Nurettin alır. Eve dönünce telefon edip, “Lütfen o romanı çöp sepetine atınız” der. Ama yazmayı sürdürür.</p>
<p>Hayal kurma tutkusunun 1911 yılında başladığını söyler Kemalettin Tuğcu. On üç yaşındadır. Şiirle de o yıl tanışır. Hayalleri Don Kişot, Guliver’in Seyahatleri ve Kuleli Askeri Lisesi’nde okuyan ağabeyinin gönderdiği kitaplarla, Çocuk Bahçesi, Çocuk Dünyası ve Talebe Defteri dergileriyle beslenir. Gizli bahçesini, düş evini kurmaya başlamıştır.</p>
<p>Dayısından öğrendiği Fransızcayı çeviri yapabilecek kadar ilerletir. Çevirdiği kitaplardan bazıları; Araba ile Dünya Gezisi, Çırak Uçman, İzci Korkut, İzciler Kralı.<br />
Cumhuriyet’in ilanından sonra Çengelköy fırınında yeni yazı dersleri verir. Tespihçilik, duvarcılık, marangozluk işlerinde geçici olarak çalışır. Bir kimya kitabını Türkçeye çevirir. 1927’de Irmak- Ildızın demiryolunda işçi olarak çalışır, sıtmaya yakalanınca İstanbul’a döner.<br />
1932 yılındaki Cumhuriyet Balosu’nda yakınları aracılığıyla tanıdığı Tahsin Demiray’ın Mektep Neşriyat Yurdu Matbaası’nda çalışmaya başlar. Bir süre sonra Türkiye Yayınevi adını alacak olan bu matbaada uzun yılları geçer. Mürettiphanede çalışırken bir yandan da Fransızcadan “Çırak Uçman” kitabını çevirir. O sırada çıkan Yavru Türk dergisine, Binbir Roman ve Resimli Roman’a her hafta hikâyeler yazar.</p>
<p>İlk romanı “Zavallı Büyükbaba” tefrika edilmeye başlar ve çok beğenilir.<br />
Piyes, güldürücü bir savaş hikâyesi ve Cumhuriyet ruhunu taşıyan öyküler yazar.<br />
Durmak bilmeyen kalemiyle birçok roman üretmekte ve hepsi de sevilerek okunmaktadır.<br />
1943 yılında Türkiye’nin ilk kadın dergisi “Ev-İş” in başına geçer ve derginin satışlarında bir patlama yaşanır. Çocuk romanları ardı ardına yayınlanır.<br />
Büyükler için de yazmaya başlar. Müstehcen neşriyat yapmakla suçlanır, beraat eder.</p>
<p>20 yıl çalıştığı Türkiye Yayınevi’nden tek kuruş tazminat almadan ayrılır ve Doğan Kardeş dergisine geçer. Buradaki görevi çok uzun sürmez ve Hayat Mecmuası’ndan gelen teklifi kabul eder. 1955 yılında çalışmaya başladığı Hayat mecmuasından 1974 yılında emekli olur.<br />
Bundan sonra kendini tümüyle kitap yazmaya verir…<br />
1995 yılında Tüyap Kitap Fuarı’nda çocuk romancısı olarak onur ödülü alır.<br />
İlk ve tek ödülünü aldığında 93 yaşındadır.<br />
Ödülden bir yıl sonra, 18 Ekim 1996’da aramızdan ayrılan Kemalettin Tuğcu, 94 yıllık yaşamında edebiyatımıza 350 adet kitap armağan etmiştir. Yazmak onu mutlu ettiğinden, yayınevlerine telif ücreti konuşmadan kitaplarını vermiştir. Para istemek ona göre ayıptır.<br />
Yayınevleri Kemalettin Tuğcu’nun kitaplarını çok basar, çoksatar. Ama kitapların baskılarına hiç mi hiç özen göstermezler. Kitapları çok okunur, okuyucuları arasından önemli romancılar ve gazeteciler çıkar. Birkaç kuşağa okuma yazmayı söktürür, çocuklara ve büyüklere okuma sevgisini aşılar, onları kitapla tanıştırır.<br />
1995 yılında yayınlanan “Gelişigüzel” bir şiir kitabı vardır.</p>
<p>Tuğcu’nun romanlarından sinema filmi çekilmiştir. “Küçük Besleme “ve “Ayşecik” sinema filmlerinin senaristidir.</p>
<p>Kitaplarından bazıları: Üvey Baba, Saadet Borcu, Sokak Köpeği, Küçük Serseri, Şeytan Çocuk, Kardeşim Tomris, Komşularımız, Korkunç Yıllar, Küçük Adamlar, Eskici Baba, Taşyürek, Uçurum, Yetim Malı, Altın Bilezik, Ana Hakkı, Benden Sonrakiler, Benim Babam, Ceylanlı Bahçe, Çifte Kumrular, Çingene Kızı, Çocuk Hırsızları, Çocuklar Adası, Dede ile Torun, Deniz Kızı, Eski Bir Masal, Gece Kuşları, Gülçin Abla, Mercan Kolye, Küçük Gazeteci…</p>
<p>Not: Kemaletin Tuğcu 18 Ekim 2011 tarihinde ölümünün 15. yılında saat 11.30 da Çengelköy’deki mezarı başında anılacak.</p>
<p>* Yılmaz Erdoğan’ın “Yaşayabilme İhtimali” adlı şirinden<br />
KAYNAKÇA<br />
Sırça Köşkün Masalcısı/Nemika Tuğcu-Can Yayınları, 2004. 256s.<br />
http://tr.wikipedia.org/wiki/Kemalettin_Tu%C4%9Fcu<br />
http://www.edebik.com/yazar.php?sayfa=ayrinti&#038;yazar_id=270<br />
www.thesis.bilkent.edu.tr/0002822.pdf<br />
Aydın İleri<br />
aydinileri@gmail.com</p>
<p>Özel Teşekkür:<br />
Bilgilerini benden esirgemeyen Nemika Tuğcu’ya ve Kemalaettin Tuğcu’yu unutmayan Çocuk Vakfı Ailesi adına Mustafa Ruhi Şirin’e sonsuz teşekkürler…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bbyhaber.com/bbyblog/2011/10/17/bizim-kemalettin-tugcu%e2%80%99larimiz-vardi-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sokakta Kütüphane&#8230;</title>
		<link>http://www.bbyhaber.com/bbyblog/2011/10/16/sokakta-kutuphane/</link>
		<comments>http://www.bbyhaber.com/bbyblog/2011/10/16/sokakta-kutuphane/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Oct 2011 12:25:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın İleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[BBY]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Halk Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kütüphanecilik]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın İleri]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Yazını]]></category>
		<category><![CDATA[kütüphane]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Kütüphanecileri Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Okuma Alışkanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sokakta Kütüphane]]></category>
		<category><![CDATA[TKD]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bbyhaber.com/bbyblog/?p=913</guid>
		<description><![CDATA[Almanya’nın Cologne Şehrinde örnek bir davranış sergilenerek, şehrin çoğu noktasına kitaplık konuluyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya’nın Cologne Şehrinde örnek bir davranış sergilenerek, şehrin çoğu noktasına kitaplık konuluyor.</strong><br />
Okuma oranının yüksek olduğu Almanya’da bu oranı daha da yükseltecek bir uygulama yapılarak şehrin birçok noktasına kitaplık konuluyor.İnsanlar bu şehirlerde hiçbir kayıt, imza gibi prosedürler olmaksızın kitap koyup alabiliyor.Sokak kütüphaneleri şeklinde adlandırılan bu uygulamanın masraflarını ise bölgedeki kitap okuma dernekleri karşılıyor.<span id="more-913"></span><br />
En geç 6 haftada bir yenilenen sokak kitaplıkları, Cologne’nin yanında Berlin, Hannover ve  Bonn şehirlerinde de bulunuyor.<br />
Bu şehirlerin meydanlarına, sokak köşelerine, ve çoğu caddelerine koyulmuş olan kitaplıklar yaklaşık olarak 200 kitap kapasitesine sahip.Ülkedeki kitap satan birimler de bu düşünceyi destekleyerek, toplumun okumasının daha önemli olduğunu ifade ettiler.Başlarda kitaplıkları koruma adına birkaç küçük problem yaşadıklarını ifade eden Cologne Kitap Derneği, uygulamanın yolunda gittiğini ifade etti.Kitap okuma adına büyük bir adım olan sokak kütüphaneleri, bir çok insanı okumaya teşvik ederek çevreye örnek teşkil ediyor.</p>
<p>Kaynak:http://www.kanalturk.com.tr/haber-detay/52909-sokak-ortasinda-kutuphane-haberi.aspx</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bbyhaber.com/bbyblog/2011/10/16/sokakta-kutuphane/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TÜRKÇE SEVDALISI, BÜYÜK OZAN, EDEBİYATIMIZIN ULU ÇINARI “DAĞLARCA”</title>
		<link>http://www.bbyhaber.com/bbyblog/2011/10/14/turkce-sevdalisi-buyuk-ozan-edebiyatimizin-ulu-cinari-%e2%80%9cdaglarca%e2%80%9d/</link>
		<comments>http://www.bbyhaber.com/bbyblog/2011/10/14/turkce-sevdalisi-buyuk-ozan-edebiyatimizin-ulu-cinari-%e2%80%9cdaglarca%e2%80%9d/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Oct 2011 21:27:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın İleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Halk Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazarı]]></category>
		<category><![CDATA[Kütüphanecilik]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Anfora Yayıncılık]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın İleri]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Yazını]]></category>
		<category><![CDATA[Fazıl Hüsnü dağlarca]]></category>
		<category><![CDATA[OKD]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Kütüphanecileri Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[TKD]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bbyhaber.com/bbyblog/?p=908</guid>
		<description><![CDATA[TÜRKÇE SEVDALISI, BÜYÜK OZAN, EDEBİYATIMIZIN ULU ÇINARI “DAĞLARCA”  ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aramızdan ayrılışının 3. yılında büyük ozan Fazıl Hüsnü Dağlarca&#8217;ya Saygıyla&#8230;<br />26 Ağustos 1914-15 Ekim 2008- 94 yıllık örnek bir yaşam…<br />“Sanat eseri hem bir saat gibi içinde bulunduğumuz zamanı,  hem de bir pusula gibi gidilmesi gereken yönü işaret etmelidir.”<br /><span id="more-908"></span><br />
Fazıl Hüsnü Dağlarca<br />
En Acı Ayrılık “Türkçeden Ayrılmak”<br />Dağlarca, ilk yazmaya başladığında yıl 1927’di. İlk şiiri yayınlandığında takvim yaprakları 11 Ocak 1928 tarihini gösteriyordu… 76 yıldır durmadan şiir yazan büyük ozan Dağlarca röportajlarının birinde, &#8220;Ayrılığın acı veren, acı verecek başka bir büyüklüğü var. Ki bunu saydıklarımın üstünde tutarım: Türkçeden ayrılmak&#8221; demişti.<br />“Çocuklar İçin Yazmak” Dağlarca’nın Yüzünü Güldürüyor…<br />Dostları Ozanın yazı yazarken gülümsediğini gözlemliyormuş, dayanamayıp sormuşlar Dağlarca’ya &#8220;yazarken gülümsediğini görüyoruz bazen, neye gülüyorsun&#8221; diye sorarlar. Ozan; Güldüğünün farkında değilmiş. Düşünmeye başlıyor ve buluyor niye güldüğünü. Çocuklar, üzerine ne çok yazdığını düşünerek gülüyormuş…<br />
 Çocuk Kuş<br />
Bir kuştu, /Allı allı bir kuş. / Her tüyüne bir çiçek bağladılar / Uçmadı o.<br />
Bir kuştu, / Mavili mavili bir kuş. / Her tüyüne bir boncuk bağladılar / Uçmadı o.<br />
Bir kuştu, / Yeşilli yeşilli bir kuş. / Her tüyüne bir çocuk kordelası bağladılar / Uçtu o.<br />
Müze Vasiyeti; “Dağlarca’dan Gökyüzü”<br />
Dağlarca Evinin müze olmasını istiyor. Müzenin ismini de &#8220;Dağlarca&#8217;dan Gökyüzü&#8221; olarak koyuyor ve müzesinin ismini &#8220;Buraya gelenler, benim gökyüzüme baksınlar istiyorum&#8221; sözleriyle açıklayan dağlarca, evini Kadıköy Belediyesine müze yapılmasını vasiyet ederek bağışlıyor…<br />
Dağlarca’nın “Kadıköy Sevgisi…”<br />
Dağlarca, evini müzeye dönüştürme isteğini şöyle açıklıyor; “Ben İstanbul’un birçok yerinde ikamet ettim. Gezdim, gördüm, yaşadım, ama en çok Kadıköy’ü sevdim. Kadıköy eskiden de değerliydi, şimdi de. Eskiden daha çok dolaşırdım, ama şimdi yaşım dolayısıyla sokağa çıkamıyorum. Yıllardır içinde yaşadığım, şiirlerimi yazdığım evimin, ölümümden sonra yaşamaya devam etmesini istiyorum. Belediye Başkanımıza rica ettim, evimi alıp müze olarak düzenlesinler, ama yaşayan bir müze olmasını istiyorum. Bir bölümünde kitaplarım, eşyalarım sergilensin, bir kısmı da kafeterya gibi olsun. Gençler buraya gelip otursun, kitap okusun, bir şeyler içsinler.”<br />
Ölü<br />
Hangi mahallede imam yok, / Ben orada öleceğim.<br />
Kimse görmesin ne kadar güzel, / Ayaklarım, saçlarım ve her şeyim.<br />
***<br />
Ölüler namına, azade ve temiz, / Meçhul denizlerde balık;<br />
Müslüman değil miyim, hâşâ, / Fakat istemiyorum, kalabalık.<br />
***<br />
Beyaz kefenler giydirmesinler, / Sızlamasın karanlığım havada.<br />
Omuzlardan omuzlara geçerken sallanmayayım, /  Ki bütün azalarım hülyada.<br />
***<br />
Hiçbir dua yerine getiremez, / Benim kâinatlardan uzaklığımı.<br />
Yıkamasınlar vücudumu, yıkamasınlar, / Çılgınca seviyorum sıcaklığımı&#8230;<br />
YAŞAMI<br />
Süvari yarbayı Hasan Hüsnü Bey&#8217;in oğlu Fazıl Hüsnü Dağlarca, 26 Ağustos 1914 tarihinde İstanbul&#8217;da dünyaya gelir. İlköğrenimini Konya, Kayseri, Adana ve Kozan&#8217;da, orta öğrenimini Tarsus ve Adana&#8217;daki ortaokullardan sonra girdiği Kuleli Askeri Lisesi&#8217;nde tamamlar. İstanbul Dergisi&#8217;nde 1933&#8242;te çıkan &#8220;Yavaşlayan Ömür&#8221; adlı şiiriyle adını duyurmaya başlar. İlk şiir kitabı “Havaya Çizilen Dünya” Harbiye’den mezun olduğu gün 30 Ağustos 1935’de yayınlanır. 1935 yılında piyade subayı olarak doğu ve orta Anadolu&#8217;nun, Trakya&#8217;nın pek çok yerini dolaşır. 1940 yılında yayınlanan 2. kitabı “Çocuk ve Allah” Türk Edebiyatının önemli eserleri arasına girer. Ordudaki hizmeti 15 yılı doldurunca önyüzbaşı rütbesiyle 1950&#8242;de askerlikten ayrılır.<br />
1952-1960 yılları arasında iş müfettişi olarak İstanbul&#8217;da çalışır. Sonrasında İstanbul Aksaray&#8217;da “Kitap” adlı kendi kitapevini açar ve yayımcılığa başlar. 4 yıl &#8220;Türkçe&#8221; isimli aylık dergiyi çıkarır. Varlık, Kültür Haftası, Yücel, Aile, İnkılâpçı Gençlik, Yeditepe ve Türk Dili dergilerinde şiirleri yayımlanır. 1967&#8242;de ABD&#8217;deki Milletlerarası Şiir Forumu tarafından &#8220;En iyi Türk Şairi&#8221; seçilir.<br />
1960 yılında Sözcü dergisinde ve 1961-1962 yıllarında Vatan dergisine yazdığı, özdeyiş niteliğinde kısa düzyazılar yazar, bu dönemden sonra şiire yoğunlaşır<br />
1970 yılında kitapevini de kapatıp kendisini tümüyle şiire verir. Bu dönemden sonra çoğunlukla çocuk şiirleri yazmaya başlayan Dağlarca, Türk şiirinin en üretken şairidir. Şiirinde mağara devri adamlarından modern çağın insanına kadar, kişioğlunun iç ve dış dünyasını, yurt ve dünya insanını, çok yönlü davranış ve çatışmalarını şiirlerinde işler. 1970’de kitaplarının sayısı 34’ü bulur. Kitapların içinde; “Çocuk ve Allah”, “Daha”, “Çakırın Destanı”, “Toprak Ana”, “Aç Yazı”, “Asu”, “Türk Olmak”,” Haydi” ön plandadır.<br />
Dağlarca, Türk Dil Kurumu üyeliği yapar. Türk Dil Kurumu 12 Eylül’de kapatılınca arkadaşlarıyla Türk Dili Dergisini yayınlamaya başlar.<br />
60&#8242;tan fazla şiir kitabı bulunan Dağlarca, hem Türkiye&#8217;de hem de uluslararası düzeyde birçok ödüle layık görülür. Birçok kitabı yabancı dillere çevrilir.<br />
FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA&#8217;NIN İLK YAYINLANAN ŞİİRİ<br />
(Yeni Adana Gazetesi: 11 Ocak 1928)*<br />
GURBETTE FERYAT<br />
Bu güzele içimde her gün ağlıyorum ben / Etrafımda çiçekler kuşlar gülüyorlarken<br />
Hoş kokulu çamların renkli çiçeklerin / Hiçbiri benim değil sevgili çiçeklerin<br />
Vatanım ah vatanım sana kurbandır canım / Uğruna feda olsun varlığım aksın kanım<br />
Bu güzele içimde her gün ağlıyorum ben / Etrafımda kuşlar çiçekler gülüyorlarken<br />
Esen serin rüzgârdan çarpan coşkun dalgadan / Soruyorum seni ben sesim dönüyor dağdan<br />
Kurtarılsam esaretten kavuşsam toprağına / Annemden evvel senin atılsam kucağına<br />
Bu güzele içimde her gün ağlıyorum ben / Etrafımda çiçekler kuşlar gülüyorlarken<br />
Fazıl HASAN (Tarsus Ortaokulu 2. sınıf öğrencilerinden)<br />
*Gazetenin açmış olduğu &#8220;Yeni İstidatlar Sütunu&#8221; yarışması nedeni ile yayınlanmıştır.<br />
Eserleri ve Ödülleri<br />
Havaya Çizilen Dünya (1935), Çocuk ve Allah (1940), Daha (1943), Çakırın Destanı (1945), Taş Devri (1945), Üç Şehitler Destanı (1949), Toprak Ana (1950), Aç Yazı (1951), İstiklal Savaşı- Samsun’dan Ankara’ya (1951), İstiklal Savaşı- İnönüler (1951), Sivaslı Karınca (1951), İstanbul-Fetih Destanı (1953), Anıtkabir (1953), Asu (1955), Delice Böcek (1957), Batı Acısı (1958), Mevlana’da Olmak-Gezi (1958), Hoo’lar (1960), Özgürlük Alanı (1960), Cezayir Türküsü (Fransızca, İngilizce ve Arapça çevirileriyle birlikte, 1961), Aylam (1962), Türk Olmak (1963), Yedi Memetler (1964), Çanakkale Destanı (1965), Dışarıdan Gazel (1965), Kazmalama (1965), Yeryağ (1965), Vietnam Savaşımız (İngilizcesiyle, 1966), Kubilay Destanı (1968), Haydi (1968), 19 Mayıs Destanı (1969), Vietnam Körü / destan-oyun, (1970), Hiroşima (Fransızca, İngilizce çevirileriyle, 1970), Malazgirt Ululaması (1971), Kınalı Kuzu Ağıdı (1972), Gazi Mustafa Kemal Atatürk (1973), Horoz (1977), Hollandalı Dörtlükler (1977), Çukurova Koçaklaması (1979), Nötron Bombası (1981), Yunus Emre’de Olmak (1981), Çıplak (1981), İlk Yapıtla 50 Yıl Sonrakiler (1985), Uzaklarda Giyinmek (1990), Dildeki Bilgisayar (1992), O’1923 / Tapınağa Asılmış Gövdeler (1998), Seviştilerken (1999), İmin Yürüyüşü / Biçimlerle Soyunmak (1999), Ötekinde Olmak (Oralarda / İkisi) (2000), Dün Geceki / En Sevmek (Şeyh Galib’e Çiçekler) (2000), İçimdeki Şiir Hayvanı (2007).</p>
<p>Çocuklar İçin Yazdıkları<br />
Dağlarca çok sevdiği çocuklar için de şiirler yazar. Bu alanda ilk kitabı “Açıl Susam Açıl” Yugoslavya’da basıldı. (Üsküp, 1967),bunu İstanbul’da çıkan “Kuş Ayak” (1971), “Arkaüstü” (1974), “Yeryüzü Çocukları” (1974), “Yanık Çocuklar Koçaklaması” (1976), “Balina ile Mandalina” (1977),“Yaramaz Sözcükler” (1979), “Göz Masalı” (1979), “Şeker Yiyen Resimler” (1980), “Yazıları Seven Ayı” (1980), “Cinoğlan” (1981), “Hin ile Hincik” (1981), “Güneş Doğduran” (1981), Kaçan Ayılar Ülkesinde” (1982)<br />
Ödülleri<br />
Yazar yurtiçinde ve yurtdışında çok sayıda ödül kazanır.<br />
Bunlardan bazıları şunlardır:<br />
Türkiye’de; bir şiiriyle (Çakırın Destanı kitabındadır) CHP Şiir Yarışması’nda üçüncülük (1946); Asu kitabıyla 1956 Yeditepe Şiir Armağanı;<br />
Delice Böcek kitabıyla Türk Dil Kurumu 1958 Şiir Ödülü;<br />
Türkiye Milli Talebe Federasyonu’nun Turhan Emeksiz Armağanı (1966).<br />
Arkın Çocuk Edebiyatı 1973 Yarışması’nda seçici kurul, üç şiirine “yarışma üstün onur ödülü”<br />
Horoz adlı kitabıyla Sedat Simavi Vakfı Ödülü’nü Peride Celal ile bölüştü (Aralık 1977) Milliyet Sanat Dergisi’nce de “1974 Yılının Sanatçısı” seçilir.<br />
Yurtdışı Ödülleri<br />
 Pittsburg, Amerika’daki International Poetry Forum /Uluslararası Şiir Forumu, Dağlarca’yı En İyi Türk şairi seçti (1967).<br />
Struga (Yugoslavya) Şiir Festivalleri’nin 13.sünde ödül Altın Çelenk Dağlarca’ya verildi (Ağustos 1974).<br />
Yararlanılan Kaynaklar<br />
www.cumhuriyet.com.tr/?im=yhs&amp;hn=11018 tr.wikipedia.org/wiki/Faz%C4%B1l_H%C3%BCsn%C3%BC_Da%C4%9Flarca www.edebiyatogretmeni.net/fazil_husnu_daglarca.htm www.siirdostu.com/sairler/fazil_husnu_daglarca/ www.yeniadana.net/web/HaberDetay.aspx?id=28301 www.cnnturk.com/HaberDetay/yasam/7/diger/595/daglarca_yarin_son_<br />
yolculugunda/497448/0</p>
<p>AYDIN İLERİ<br />
aydinileri@gmail.com</p>
<p>Fotoğraf: Aydın İleri</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bbyhaber.com/bbyblog/2011/10/14/turkce-sevdalisi-buyuk-ozan-edebiyatimizin-ulu-cinari-%e2%80%9cdaglarca%e2%80%9d/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bartınlı Kitapseverler, Okuma Alışkanlığı İçin Meydanda Kitap Okudu.</title>
		<link>http://www.bbyhaber.com/bbyblog/2011/10/02/bartinli-kitapseverler-okuma-aliskanligi-icin-meydanda-kitap-okudu/</link>
		<comments>http://www.bbyhaber.com/bbyblog/2011/10/02/bartinli-kitapseverler-okuma-aliskanligi-icin-meydanda-kitap-okudu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Oct 2011 23:05:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın İleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[BBY]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Halk Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Köy Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kurum Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kütüphanecilik]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın İleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bartın]]></category>
		<category><![CDATA[Bartın İl Halk Kütüphanesi]]></category>
		<category><![CDATA[Farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Kütüphanecileri]]></category>
		<category><![CDATA[Okuma Alışkanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Tülay Erduran]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Kütüphaneciler Derneği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bbyhaber.com/bbyblog/?p=860</guid>
		<description><![CDATA[Bartınlı Kitapseverler, Okuma Alışkanlığı İçin Meydanda Kitap Okudu.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bartınlı gençler, caddede 1 saat boyunca kitap okudu.</strong></p>
<p>Bartın İl Halk Kütüphanesi ve Bartın Geçlik Merkezi Müdürlüğünün organize ettiği kitap okuma alışkanlığı etkinliği kapsamında gençler Bartın&#8217;ın farklı yerlerine giderek kitap okuyor. Bartınlı gençler Yukarı Çarşı havuz başında bir araya gelerek 1 saat boyunca kitap okudu. <span id="more-860"></span>Bartın Gençlik Merkezi Müdürü Yavuz Kılıç, 7&#8242;den 70&#8242;e herkesi kitap okumaya davet etti. Kılıç, &#8220;Şu anda Yukarı Çarşı mevkii Havuz başında haftalık kitap okuma alışkanlığını devam ettiriyoruz.<br />
Etkinliğimizi Bartın İl Halk Kütüphanesi ve Bartın Gençlik Merkezi Müdürlüğü olarak birlikte organize ettik.<br />
Bu bizim ikinci kez gerçekleştirdiğimiz etkinlik, her hafta Pazar günleri öğleden sora düzenlediğimiz etkinliğimizdir. Amacımız Bartın halkında kitap okuma alışkanlığını aşılamak ve bu alışkanlığı devamlı hale getirerek onları kitap kurdu yapmak. Yaklaşık 30-35 kişilik bir genç gurubumuz var. Katılımcılar belirli sayı ve yaş sanırı yok, yediden yetmişe herkes katılabilir. Kitap okumayı sevenleri ve kendilerini kitap kurdu olarak değerlendirenleri davet ediyoruz&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Bartın İl Halk Kütüphanesi Müdürü Tülay Erduran</strong> ise,<strong> &#8220;Etkinliğimiz kapsamında &#8216;Kitabını alan Gelsin&#8217;</strong> sloganıyla tüm Bartın halkına sesleniyoruz. &#8216;Bu etkinliğimiz takip edin ve kitap okuyun&#8217; diyoruz. Etkinliğimiz herkese açıktır. Herkes katılabilir. Yeter ki kitabını alan gelsin. Bir arada olalım, kitap okumanın güzel bir şey olduğunu fark edelim&#8221; dedi.</p>
<p>Bartın Güzel Sanatlar Lisesi öğrencilerinden Elif Demirci de, &#8220;Her yaştaki insanın kitap okuması gerekmektedir. Sadece belirli yaşlarda belirli okullarda yapılmaması gereken bir şeydir. Bu etkinliği Bartın çapında değil birçok yerde görmek istiyoruz. Kitap okumak güzeldir&#8221; dedi.</p>
<p>Ardından kitap okuyanlar hatıra fotoğrafı çektirdi.</p>
<p>Bartın İl Halk Kütüphanesi ve Bartın Geçlik Merkezi Müdürlüğünün ortaklaşa düzenlediği kitap Okuma etkinliği 1 Ocak 2012 tarihine kadar her pazar aynı meydan da devam edecek.</p>
<p>Fotoğraf: www.facebook.com/bartinilhalkkutuphanesi<br />
Kaynak: http://www.haberciniz.biz/ozel-haber-bartin-kitap-okuyor-1161017h.htm</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bbyhaber.com/bbyblog/2011/10/02/bartinli-kitapseverler-okuma-aliskanligi-icin-meydanda-kitap-okudu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kahire&#8217;nin Kütüphane Taksileri.</title>
		<link>http://www.bbyhaber.com/bbyblog/2011/09/27/kahirenin-kutuphane-taksileri/</link>
		<comments>http://www.bbyhaber.com/bbyblog/2011/09/27/kahirenin-kutuphane-taksileri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Sep 2011 22:45:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın İleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[BBY]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Halk Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Köy Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kurum Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kütüphanecilik]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversite ve Araştırma Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın İleri]]></category>
		<category><![CDATA[BBC]]></category>
		<category><![CDATA[BBY Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi Taksi]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi Yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[Kahire]]></category>
		<category><![CDATA[kütüphane]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır]]></category>
		<category><![CDATA[OKD]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Kütüphanecileri]]></category>
		<category><![CDATA[Taksi Kütüphane]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bbyhaber.com/bbyblog/?p=799</guid>
		<description><![CDATA[Kahire'nin Kütüphane Taksileri.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kahire&#8217;nin Kütüphane Taksileri.<br />
Kahire&#8217;de başlatılan ve kâr amacı gütmeyen, &#8220;Mısır yolculukta okuyor&#8221; inisiyatifi, uzun ve gürültülü taksi yolculuklarında rahatlama olanağı sağlamasının yanısıra okuma alışkanlığını da geliştirmeyi hedefliyor.<br />
Son sekiz ayda, Kahire&#8217;deki 120 taksi bu projeye dahil oldu. Taksilerde Mısır edebiyatından farklı kitaplar bulunduruluyor.<br />
VİDEOYU İZLEMEK İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ TIKLAYINIZ&#8230;<br />
<a href='http://www.bbc.co.uk/turkce/multimedya/2011/09/110927_vid_cairo_taxi.shtml'>Kahire\&#39;nin \&quot;Kütüphane\&quot; Taksileri..</a></p>
<p>Kaynak: http://www.bbc.co.uk/turkce/multimedya/2011/09/110927_vid_cairo_taxi.shtml</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bbyhaber.com/bbyblog/2011/09/27/kahirenin-kutuphane-taksileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kütüphane 7 Gün 24 Saat Açık.</title>
		<link>http://www.bbyhaber.com/bbyblog/2011/09/26/kutuphane-7-gun-24-saat-acik/</link>
		<comments>http://www.bbyhaber.com/bbyblog/2011/09/26/kutuphane-7-gun-24-saat-acik/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Sep 2011 06:19:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın İleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[BBY]]></category>
		<category><![CDATA[BBY Haber Portalı Duyuruları]]></category>
		<category><![CDATA[Kurum Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kütüphanecilik]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversite ve Araştırma Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın İleri]]></category>
		<category><![CDATA[BBY Blog]]></category>
		<category><![CDATA[BBY Haber]]></category>
		<category><![CDATA[kütüphane]]></category>
		<category><![CDATA[Medya Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[OKD]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Kütüphanecileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya Üniversitesi Kütüphanesi]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversite Kütüphanesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bbyhaber.com/bbyblog/?p=793</guid>
		<description><![CDATA[Kütüphane 7 Gün 24 Saat Açık.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kütüphane 7 Gün 24 Saat Açık.<br />
Sakarya Üniversitesi Merkez Kütüphanesi yeni eğitim-öğretim yılında 7 gün 24 saat açık olacak.</strong>22 Eylül Perşembe gününde itibaren artık Merkez Kütüphane haftanın 7 günü 24 saat hizmet verecek.<span id="more-793"></span>Öğrencilerin üniversite içinde daha fazla vakit geçirecekleri ortamları oluşturmayı hedeflediklerini dile getiren Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas “Öğrencilerimizin sınıf dışı çalışmalara, ödev,proje, araştırma gibi aktivitelere daha fazla önem vermelerini, bu aktivitelere daha çok zaman harcamalarını istiyoruz. Bu nedenle kütüphanemizi 7 gün 24 saat açıyoruz.” dedi.</p>
<p>Bilgisayar Laboratuvarları da 24 Saat Açık Olacak</p>
<p>Bu seneki hedeflerinin öğrenci merkezli eğitim öğretim anlayışını daha da ileri götirmek olduğunu vurgulayan Rektör Elmas, bilgisayar laboratuvarlarının da 24 saat açık olacağı müjdesini verdi. Elmas şöyle konuştu: “Bu dönemde öğrencilerimizin Kampüs içinde veya diğer birimlerimizde rahatça vakit geçirebilecekleri ortamları hazırlama yönünde çalışmalarımız olacak. Öğrencilerin rahatça ders çalışabilecekleri, bilgisayara ya da elektronik kütüphaneye girebilecekleri ortamlar hazırlayacağız. Bu sene başlattığımız uygulamayla kütüphanenin yanında bilgisayar laboratuvarlarımızı da 24 saat öğrencilerin kullanıma açacağız. Bunun yanında tüm birimlerimizde öğrencilerimizin serbest kullanacağı bilgisayarlı mekanlar oluşturacağız. Çünkü eğitim-öğretim artık sınıfta başlayıp biten bir iş olmaktan çıktı. Derslik dışı öğrenmeler,derslik dışı faaliyetler çok önem kazandı. Buna göre de biz sistemimizi mekanlarımızı, atmosferimizi buna göre değiştirmek, dönüştürmek istiyoruz. &#8221;</p>
<p>Milyonlarca Kaynağa Online Erişim</p>
<p>Sakarya Üniversitesi Merkez Kütüphanesi ve bağlı birimlerdeki kütüphanelerde 127 bin 485 kitap, 5 bin 745 tez, 3 bin 169 CD ve DVD bulunuyor. 1.636 adet basılı derginin bulunduğu kütüphanede ayrıca 29 adet elektronik veritabanı üzerinden 73 bin 92 kitaba, 27 bin 791 dergiye, 1 milyon 2 bin elektronik teze ve Time dergisinin 200 yıllık arşivine online olarak erişilebiliyor.</p>
<p>Kütüphane ile ayrıntılı bilgi www.kutuphane.sakarya.edu.tr adresinden edinilebilir.</p>
<p>Kaynak:</p>
<p>http://www.haber.sakarya.edu.tr/egitim/kutuphane-7-gun-24-saat-acik/</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bbyhaber.com/bbyblog/2011/09/26/kutuphane-7-gun-24-saat-acik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fadiş, benim hayatımın romanı&#8230;</title>
		<link>http://www.bbyhaber.com/bbyblog/2011/09/20/fadis-benim-hayatimin-romani/</link>
		<comments>http://www.bbyhaber.com/bbyblog/2011/09/20/fadis-benim-hayatimin-romani/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Sep 2011 23:53:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın İleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Halk Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Köy Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kütüphanecilik]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın İleri]]></category>
		<category><![CDATA[Fadiş]]></category>
		<category><![CDATA[FİSUN YALÇINKAYA]]></category>
		<category><![CDATA[Gülten Dayıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Halk Kütüphanesi]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kütüphane]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Akkan]]></category>
		<category><![CDATA[Sabah gazetesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bbyhaber.com/bbyblog/?p=748</guid>
		<description><![CDATA[Fadiş, benim hayatımın romanı...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk romanı Fadiş, 40 yaşında. Kitabın yeni baskısında yer alacak hikayenin sonu için bir yarışma başlatan Gülten Dayıoğlu, Fadiş&#8217;i ada vapurunda, ödünç aldığı daktiloyla yazmış. Çocuk muhayyilesine yerleşip kalan sıcacık bir hikaye Fadiş&#8217;inki. <span id="more-748"></span> 1971&#8242;de ilk kez yayımlanan Fadiş romanının baş karakteri, dağılmış bir yuvanın, masum küçük kızıdır. Gittiği her yerde Kurtuluş Savaşı&#8217;ndan yeni çıkmış Türkiye&#8217;nin farklı manzaralarına, dönemin toplumunun birbirinden farklı yönlerine şahit olur. Okur, oradan oraya sürüklenen Fadiş&#8217;le birlikte, dönemi temsil eden pek çok kahramanı da tanıma imkanı bulur. Romanın yazarı ise, ilk romanı Fadiş&#8217;in ardından, Yeşil Kiraz, Dört Kardeştiler, Suna&#8217;nın Serçeleri, Parpat Dağı&#8217;nın Esrarı, Mo&#8217;nun Gizemi gibi 30&#8242;a yakın romanıyla okurları kimi zaman köylere, kimi zaman fantastik hikayelere sürükleyen Gülten Dayıoğlu. Türkiye&#8217;de çocuk edebiyatı denince akla gelen ilk isimlerden. Ayşegül serisinin de ilk çevirmeni olan Dayıoğlu, çocuklara duyduğu sevgisi bugün hâlâ taptaze olan bir ilkokul öğretmeni aynı zamanda. 40. yılını kutlayan Fadiş&#8217;in yazılış hikayesi de, en az roman kadar sürükleyici. Gülten Dayıoğlu&#8217;nun hayatı ise tıpkı romanlarında anlattığı kahramanlarınkiler gibi mücadele, yaşama sevinci ve umut dolu.<br />
Tüm kitaplarınızda mücadeleci, umut dolu kahramanlar var. Ama bireyden değil, toplumdan kaynaklanan bir kurtuluş yolu çiziliyor&#8230; &#8211; İçimden öyle geliyor. Bir tek Kiraz ya da Fadiş mutlu olmuş, benim için önemli değil.<br />
Ulusça mutlu olabilmek önemli. Tüm insanlık adına düşünüyorum.</p>
<p><strong>- Nereden ilham aldınız?</strong><br />
- Yıkılmış bir yuvadan geri kalan bir kız çocuğu Fadiş. Çok üzücü ama ben orada kendi hayatımdan örnek vermişim. 30&#8242;lu yaşlarımdaydım o kitabı yazdığımda ve tıpkı Fadiş gibi, annem babam ayrılmıştı. Onu yedirememiştim kendime. Hâlâ da konu açıldı mı, irkilirim. Kitapta herkes kendinden bir şey buluyor. Çünkü Fadiş, sekiz değişik yerde yaşar. Kitabı yazarken, böyle bir planım yoktu.<br />
Sonradan Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi&#8217;nde, Fadiş&#8217;in 30. yılı sebebiyle bir sempozyum yapıldı. Orada 30 küsur kişi bildiri verdi Fadiş&#8217;le ilgili.<br />
Üstün Dökmen dedi ki, &#8216;Ustaca bir kurgu var. Prizma gibi, hayatın değişik yönlerini izlemiş, herkes kendinden bir şey buluyor.&#8217; Oturduğum yerde küçüldüm.<br />
İlk romanımdı ve hiç böyle bir planım yoktu.<br />
Kahve molasında onu buldum. &#8216;Çok teşekkür ederim ama o prizmayı bilmiyordum o zamanlar,&#8217; dedim. O zaman hoca dedi ki, &#8216;Böylece yazarlığınızın doğuştan gelen bir yetenek olduğu bir kez vurgulandı&#8217;.</p>
<p><strong>- Kitaplarınızda şehir çocukları köyle tanışıyor. Siz köyde yaşadınız mı?</strong><br />
- Yaşadım o köy hayatını. Kütahya&#8217;nın Emek ilçesindeydik. İki yıl kadar köyde yaşadık. Hayatımın en renkli yıllarıydı. Bütün eserlerimde izleri vardır. 2. Dünya Savaşı sonrasıydı. Ama biz sıkıntı hissetmedik.<br />
Kitaba da yansıdığı gibi, çok renkli geçti o dönem. Radyo yok, hiçbir şey yok. Bir bardak çay bile yok. Sabah çorbamızı içer, evden çıkardık, o kadar. Tabii bütün bunlar alt yapısını oluşturdu edebiyatımın. Fadiş&#8217;i de 1961&#8242;de yazmaya başladım. Evliydim, çocuğum oldu. Beni yazmaya sürükleyense Yapı Kredi Yayınları&#8217;nın açtığı yarışma oldu.</p>
<p>EL YAZISIYLA YAZDIM</p>
<p><strong>- Ne zamandı?</strong><br />
- 1964 olsa gerek. &#8216;Şu romanı bitireyim de yarışmaya gireyim,&#8217; dedim.<br />
O sıralar ekonomik olarak zor günler yaşıyorduk.<br />
Eşim, yeni işe başlamıştı.<br />
Avukattı ama pek gelen giden yoktu. Özel ders vermeye başladım, öğretmenliğin yanında.<br />
Dönemin, aranan özel ders hocalarından biri oldum. Türkçenin yanı sıra sosyal bilgiler gibi dersler verirdim. Bir de tabii genç bir hanım olmamın da etkisi vardı.</p>
<p>İstanbul&#8217;un tanınmış ama tutucu aileleri, bir erkek öğretmeni eve almaktan tedirgin olurdu.<br />
<strong>- Çok yorucu günlerdi herhalde? </strong><br />
- Bir yandan yeni anne olmuşum, bir yandan da roman yazıyorum. O süreçte Büyükada&#8217;ya derse gidiyorum. Bir ailenin üç kızına da ders veriyorum. Sabah gider akşama kadar onlarla olur sonra eve dönerdim. Pazar günleriydi bu ders. Eşim çocuğa bakardı. Fadiş&#8217;in temelini, ada vapurunun bodrum katında, o derslere giderken oluşturdum. Yaz tatili, herkes adaya gidiyor, şen şakrak üst katları dolduruyor. Alt kat ise bomboş olurdu.<br />
Üç saat sürerdi ada vapuru. Üç saat de akşam dönerken sürerdi.</p>
<p><strong>- Sonra ne oldu? -</strong><br />
O altı saat, altın saatlerdi benim için. El yazısıyla deftere yazıyorum. Ama yarışmaya katılmak için eseri daktiloyla yazmak gerekiyor. Fakat eşimin o zaman daktilosu yoktu. Talatpaşa&#8217;da da öğretmendim ben o zaman. Okul müdürüne gittim. &#8216;Hafta sonları okulun daktilosunu ödünç alabilir miyim?&#8217; diye sordum. Mırın kırın etti biraz, sonra &#8216;Buyur al,&#8217; dedi. Aldım ama bin pişman oldum. Kocaman bir daktilo. Bir de sapı kırık. Onu taşıyacak taşıt da yok, taşıt olsa da, taksiye verecek para da yok. Getire götüre bir hal oldum.</p>
<p><strong>- Bir yandan da bebek büyütüyorsunuz&#8230; </strong><br />
- Hiç sormayın, o da bir yandan. Ama bitirdik sonunda, yarışmaya girdik. Onat Kutlar vardı Vedat Nedim Tör yarışmanın başında; rahmetle anıyorum. İlk 10&#8242;a kalmışım, birinciliği alamamışım. Mehmed Seyda almış, Bir Gün Büyüyeceksin ile. Çok üzüldüm, kırıldım, küstüm. Düşünün, gece daktiloyla yazıyorum, komşular kızıyor, gürültü yapıyor diye. Koydum kitabı rafa, altı yıl durdu. 1971&#8242;de Abdi İpekçi, Milliyet Yayınları&#8217;nı kurmuştu.<br />
Hedefi, yerli yazarları öne çıkarmaktı, özellikle çocuk edebiyatı alanında. Milliyet&#8217;te yazıyordum o zaman. Tarık Dursun K., genel yayın müdürüydü. &#8216;Bu kitapta iş var,&#8217; dedi.<br />
Yalnız dili ağdalıydı. Hukuk okudum bir dönem, onun etkisiydi. Sonra oturdum dilini arıttım.</p>
<p><strong>- Hiç yayımlanmayabilirdi yani&#8230; </strong><br />
- Orada küsmüş durabilirdi. Ama iki buçuk ayda 10 bin baskı tükendi.<br />
Türkiye&#8217;nin çocuk edebiyatındaki ilk bestseller&#8217;ı. Fadiş&#8217;i film yapmak istediler, yozlaşır diye izin vermedim. Fadiş, 40 yıldır sabrı, direnci, sevgiyi, duyarlılığı temsil ederek, üç kuşağa hizmet verdi.</p>
<p><strong>- Çocuk edebiyatına Ayşegül serisini çevirerek de katkıda bulundunuz.</strong><br />
- Cağaloğlu&#8217;ndan bir yayınevi beni aradı.<br />
Çok yaygın değildi o dönem bu tarz çeviriler.<br />
Çeviri değil tabii aslolan, adaptasyon, yani uyarlama önemli. Benden beş kitap adapte etmemi istediler. Yaptım. Ama zordu.<br />
Kitabın birinde Ayşegül çiftlikte biberonla domuz besliyor. Olur mu? Olmaz tabii.<br />
Hepsini koyun yaptık.</p>
<p><strong>Kızım olsaydı, adını Ayşegül koyacaktım</strong><br />
&#8220;Bir kızım olsaydı, adını Ayşegül koyacaktım. Onun yerine kitaba koydum. İki oğlumuz oldu. Hiç unutmuyorum, Ayşegül çevirisi için 500 lira avans verdiler. 16 kitap yaptım. Her şeyi de bizim topluma göre uyarlamışım, yayınevine &#8216;Siz devam edin,&#8217; dedim. Pek çok çocuk o seriden okuma yazmayı öğrendi. Bugün Gelincik dizisi var benim yazdığım. Şimdi o, Ayşegül&#8217;ün yerini aldı. 17 kitaplık bir dizi. Hepsinin içinde de çocuk var, hayat var.&#8221;</p>
<p><strong>KİTABIN SONUNU ÇOCUKLAR TAMAMLAYACAK</strong><br />
<strong>- Fadiş&#8217;in yeni baskısında ne değişiklik olacak? </strong><br />
- Okurlar Fadiş&#8217;in sonunu çok merak ediyor. Yeşil Kiraz&#8217;ın da devamını istiyorlar. Ama Fadiş için güzel bir şey yapıyoruz. Diyoruz ki, &#8216;Bu kitabı okuyan Fadiş&#8217;in devamını kendisi yazsın&#8217;. İlköğretim seviyesinde çocuklardan, 10-15 sayfalık bir şey istiyoruz. Seçilen birkaç yazı, kitaba basılacak. Ve belki birinde üç yazı, öbür baskıda başka üç hikaye olacak. Yani Fadiş&#8217;in sonunu çocuklar yazacak.</p>
<p>Röportaj: FİSUN YALÇINKAYA/Sabah Gazetesi Kültür &#8211; Sanat</p>
<p>Kaynak:</p>
<p>http://www.sabah.com.tr/Cumartesi/2011/09/17/fadis-benim-hayatimin-romani?paging=1</p>
<p>http://www.sabah.com.tr/Cumartesi/2011/09/17/fadis-benim-hayatimin-romani?paging=2</p>
<p>http://www.sabah.com.tr/Cumartesi/2011/09/17/fadis-benim-hayatimin-romani?paging=3</p>
<p>Fotoğraflar: Aydın İleri, Murat Akkan</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bbyhaber.com/bbyblog/2011/09/20/fadis-benim-hayatimin-romani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ayvalık Kahvehaneleri Kitaplıklarla Aydınlanıyor</title>
		<link>http://www.bbyhaber.com/bbyblog/2011/09/20/ayvalik-kahvehaneleri-kitapliklarla-aydinlaniyor/</link>
		<comments>http://www.bbyhaber.com/bbyblog/2011/09/20/ayvalik-kahvehaneleri-kitapliklarla-aydinlaniyor/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Sep 2011 09:37:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın İleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[BBY]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Halk Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Köy Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kurum Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kütüphanecilik]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[kahvehane]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kütüphane]]></category>
		<category><![CDATA[Okuma Alışkanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Okuma Kültürü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bbyhaber.com/bbyblog/?p=745</guid>
		<description><![CDATA[Ayvalık Kahvehaneleri Kitaplıklarla Aydınlanıyor]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde yaptığı sosyal çalışmalarla gönüllerde taht kuran Aysel Namlı, bir süre önce ilçe merkezinde bulunan ve açılışını ünlü gazeteci -yazar Bekir Coşkun tarafından yaptığı Palabahçe’deki Şeytanın Kahvesi’ndeki kitaplığın bir benzerini de ilçenin en eski kahvehanelerinden Ahmet Cavlı’ya ait Camlı Kahve’de açtı. <span id="more-745"></span>Erli ve yabancı yazarlardan oluşan kahvehane kitaplığının açılışını Ayvalık Uluslar arası Müzik Akademisi Başkanı ve efsane Türk Şairlerinden Sabahattin Ali’nin kızı Prof. Filiz Ali yaptı. ‘Kitap Aydınlıktır’ sloganıyla Ayvalık’ta hedeflediği birçok kahvehanenin belli köşelerine kurduğu kitaplıklarla kahvehane müdavimlerine kitap okuma alışkanlığı kazandırmak ve dolayısıyla aydınlık bireyler yetiştirmeyi amaçlayan Aysel Namlı’nın bu girişimlerine destek veren AİMA Başkanı Prof. Filiz Ali açılışta konuşmada Namlı’ya bu örnek girişimleri nedeniyle teşekkür etti.<br />
Ali, “Kitap okumanın yaşı yoktur. Kitap okumak ayrı bir zevktir. Kitap okuma alışkanlığı olmayanları bol bol kitap okumaya davet ediyorum. Bu kahvehaneye gelen vatandaşların da oluşturulan kitaplıktan faydalanmalarını arzuluyorum” diye konuştu. Ayvalık’ta 2. bir kahvehaneye kurduğu kitaplıkla vatandaşları kitap okumaya teşvik etmeye çalışan Aysel Namlı ise, “Açmış olduğumuz bu kitaplıklarda yerli ve yabancı yazarların klasikleşmiş kitaplarının yanı sıra çocuk kitapları bulunuyor. Kahvehane müdavimlerinin boş zamanlarında burada oluşturduğumuz kitap ve gazeteleri okumalarını rica ediyorum” diyerek, Camlı Kahve’ye açılan kitaplık konusunda kendisine tam destek veren kahvehane sahibi Ahmet Cavlı’ya teşekkür ederek, kendisine bir buket çiçek sunduğu gözlendi.</p>
<p>Kahvehanede bulunan vatandaşlar ise, “Bu kahvehaneye yıllardır müdavimiz. Burada şimdiye kadar sadece gazete okuyorduk. Bundan böyle bizim için oluşturulan kitaplıkta ki kitapları da okuyarak daha çağdaş ve mutlu olacağız. Kahvehanemize bu kitaplığı oluşturan Sayın Aysel Namlı’ya da şükranlarımızı sunuyoruz” şeklindeki ifadeleri dikkat çekti.</p>
<p>Kitaplığın açılışında davetliler ve kahvehane müdavimlerine duayen müzisyenlerden Salih Günay ücretsiz olarak müzik ziyafeti sundu. Açılışta davetlilere kuru pasta ve içecek ikramında bulunuldu.</p>
<p>kaynak ve foto:</p>
<p>http://www.haberciniz.biz/ayvalik-kahvehaneleri-kitapliklarla-aydinlaniyor-1150005h.htm</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bbyhaber.com/bbyblog/2011/09/20/ayvalik-kahvehaneleri-kitapliklarla-aydinlaniyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ordu’da Bulunan Halk Kütüphanelerinde ‘Eve Ödünç Kitap Alma’ Uygulaması Başarıyla Sürüyor.</title>
		<link>http://www.bbyhaber.com/bbyblog/2011/09/17/orduda-bulunan-halk-kutuphaneleri-yogun-olarak-odunc-kitap-hizmeti-veriyor/</link>
		<comments>http://www.bbyhaber.com/bbyblog/2011/09/17/orduda-bulunan-halk-kutuphaneleri-yogun-olarak-odunc-kitap-hizmeti-veriyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Sep 2011 01:12:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın İleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[BBY]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Halk Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Köy Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kütüphanecilik]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kütüphane]]></category>
		<category><![CDATA[Ödünç Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Ordu İl halk Kütüphanesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bbyhaber.com/bbyblog/?p=732</guid>
		<description><![CDATA[Ordu'da bulunan halk kütüphanelerinde 'eve ödünç kitap alma' uygulaması başarıyla sürüyor]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre, Ordu merkez ilçede bulunan Gazi Halk Kütüphanesi, 15 ilçede bulunan kütüphaneler ile bir adet gezici kütüphanede toplam 225 bin kitap bulunduğu, 2011 yılı içerisinde bugüne kadar 100 bin kişinin &#8216;ödünç kitap&#8217; uygulamasından yararlandığı kaydedildi.<span id="more-732"></span><br />
Ordu merkez ilçede bulunan Gazi Halk Kütüphanesi’nde bulunan 61 bin kitabın 30 bini ödünç olarak evlerde okunmak üzere alınırken, 15 ilçe kütüphanesinde bulunan 150 bin kitabın yaklaşık 50 bini okunmak üzere okuyucular tarafından ödünç alındı. 4 bin kitabın bulunduğu gezici kütüphaneden ise bugüne kadar 12 bin kitap &#8216;ödünç&#8217; alındı.</p>
<p>Kaynak: http://www.haber3.com/ordulular-kitabi-odunc-aliyor-1017920h.htm</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bbyhaber.com/bbyblog/2011/09/17/orduda-bulunan-halk-kutuphaneleri-yogun-olarak-odunc-kitap-hizmeti-veriyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>“Halk Kütüphaneleri İşlerlik Kazanmalı”</title>
		<link>http://www.bbyhaber.com/bbyblog/2011/09/17/%e2%80%9chalk-kutuphaneleri-islerlik-kazanmali%e2%80%9d/</link>
		<comments>http://www.bbyhaber.com/bbyblog/2011/09/17/%e2%80%9chalk-kutuphaneleri-islerlik-kazanmali%e2%80%9d/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Sep 2011 00:32:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın İleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[BBY]]></category>
		<category><![CDATA[BBY Haber Portalı Duyuruları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Halk Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Köy Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kurum Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kütüphanecilik]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Kütüphaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Rıza Köroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Halk Kütüphanesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kütüphaneci]]></category>
		<category><![CDATA[Personel]]></category>
		<category><![CDATA[Rize İl Halk Kütüphanesi]]></category>
		<category><![CDATA[TKD]]></category>
		<category><![CDATA[TKD Rize]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bbyhaber.com/bbyblog/?p=726</guid>
		<description><![CDATA[“Halk Kütüphaneleri İşlerlik Kazanmalı”]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.bbyhaber.com/bbyblog/wp-content/uploads/2011/09/alirizakoroglu.jpg"><img src="http://www.bbyhaber.com/bbyblog/wp-content/uploads/2011/09/alirizakoroglu.jpg" alt="" width="172" height="118" class="alignleft size-full wp-image-727" /></a><br />
<strong>Halk Kütüphanelerinin Personel Sorunu Çözülmeli</strong><strong>Türk Kütüphaneciler Derneği Rize Şube Başkanı Ali Rıza Köroğlu,</strong> halk kütüphanelerinin işlerlik kazanması gerektiğini belirterek Rize İl Halk Kütüphanesi’nin de personel sorununun bir an önce çözülmesi gerektiği söyledi.<span id="more-726"></span>Dernek Yönetim Kurulu adına bir açıklama yapan Ali Rıza Köroğlu, Rize İl Halk Kütüphanesi’nin Kütüphanecilik Bölümü mezunu personel ihtiyacının karşılanması için Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü’nden personel talep ettiklerini ifade ederek “Rize ilimizin merkez nüfusu yüz bini aştı. İlk ve orta öğretim kurumlarında 68 bin, üniversite de ise 13 bine yakın öğrenci eğitim ve öğretime başlamak üzere.İlin nüfusu ve öğrenci sayısının fazlalığına rağmen Rize il Halk Kütüphanesi’nde Bilgi ve Belge Yönetimi (Kütüphanecilik) Bölümü mezunu tek personel görev yapıyor. Rize İl Halk Kütüphanesi acilen 3 Bilgi ve Belge Yönetimi mezunu kütüphaneciye ihtiyacı var.Bu kadroların tahsis edilmesi ve atama yapılmasını talep ediyoruz” dedi.Konunun takipçisi olacaklarını da kaydeden Köroğlu, Rize Üniversitesi’nin merkez kütüphane ve bağlı birim kütüphanelerinde Bilgi ve Belge Yönetimi (Kütüphanecilik) Bölümü mezunu 8 personelin atamasının yapıldığını hatırlatarak Üniversite Rektörü Prof. Dr. Arif Yılmaz’a müteşekkir olduklarını ifade etti.</p>
<p>Kaynak: http://www.haberciniz.biz/halk-kutuphaneleri-islerlik-kazanmali-1148212h.htm</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bbyhaber.com/bbyblog/2011/09/17/%e2%80%9chalk-kutuphaneleri-islerlik-kazanmali%e2%80%9d/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

