Prof. Dr. Jale Baysal’ı kaybettik.

12 Ağustos 2009 Yazan  
Kategori Genel

Türkiye’de kütüphaneciliği yerleştiren ilk isimlerden biri olan Prof. Dr. Jale Baysal yaşamını yitirdi. 84 yaşında olan ve Alzheimer hastalığıyla mücadele eden Baysal, yarın (perşembe) öğle namazının ardından Şişli Camisi’nden uğurlanacak. Baysal, İstanbul Üniversitesi Kütüphanecilik Bölümünün ilk doktora öğrencilerinden biriydi ve akademik kariyerine bu bölümde devam etti. 1974-1994 arasında bölüm başkanlığını yürüttü. 1963′te Almanya’dan davet edilen Prof.Dr. Rudolf Juchhoff’un kurduğu bölüm Ankara Üniversitesi’nin ardından Türkiye’de ikinciydi. Juchhoff’la birlikte bölümün kuruluşunda Meral Şenöz Alpay ve Jale baysal vardı. Baysal, İstanbul’da bulunan Kadın Eserleri Kütüphanesi’nin ve Tarih Vakfı’nın da kurucu üyelerindendi.

Hasan Keseroğlu’nun yaptığı söyleşilerden oluşan “Akıl ve Yürek Bir Cumhuriyet Kadınının Tanıklığı Jale Baysal ile Söyleşi” başlıklı kitapta Baysal’ın yaşamıyla ilgili detaylı bilgiler yer alıyor. Baysal’ın çalıştığı alan üzerine Kütüphaneciler Derneği’nce basılmış kitapları bulunuyor. Ayrıca Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nce basılmış “Çağdaş Toplumun Değerleri”, matbaayı Osmanlı İmparatorluğu’na getiren İbrahim Müteferrika üzerine yazdığı “Cennetlik İbrahim Efendi Başlıklı” bir oyunu ve “Okuldan Dönerken” adlı çocuk kitabı da yayınlandı.

Yazar Tarık Buğra’nın eşi, Prof. Dr. Ayşe Buğra’nın da annesi olan Baysal, ÇYDD’de de görev almıştı ve derneğin üyesiydi. Bu yıl hayatını kaybeden dernek başkanı Türkan Saylan’a yazdığı bir mektupta Baysal şöyle diyordu:

“Mina Urgan Bir Dinazorun Anıları adlı kitabında benden ‘Gerçek bir kitaplık uzmanı olduğu için, her şeyi bilen dostum Prof. Dr. Jale Baysal’ olarak söz ediyor. (…) Kayseri’de doğdum. Kayseri Lisesi bir erkek lisesiydi. Atatürk’ten sonra kız öğrencileri de almaya başladılar. Eğer bu uygulama olmasaydı ilkokuldan sonra okuyamazdım. İzmir’de, İstanbul’da kız liseleri vardı ama ailemin beni oralara gönderecek gücü yoktu. Batı müziğini tanıma konusunda da Atatürk’e çok borçluyum. Daha da çok şey söylenebilir.”

Kaynak: http://bianet.org

Bursa`da Türk işaret dili kütüphanesi açıldı.

03 Ağustos 2009 Yazan  
Kategori Genel

Kütüphaneyi kullanan işitme engelliler, tercüman vasıtasıyla bilmedikleri kelimelerin anlamlarını öğrenirken, okuma-yazma bilmeyenler ise işaret diliyle hazırlanan CD`ler vasıtasıyla “Kitap okuma“nın ve yeni şeyler öğrenmenin keyfine varıyor.

Kütüphanenin kurucusu ve Bursa Sağır Dilsizler Himaye ve Yardım Derneği Başkanı Recep Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 5 asrı geçen mazisiyle Türk işaret dilinin, dünyanın en eski işaret dili olduğunu belirtti.

Osmanlı padişahları ve vezirlerinin, yabancı diplomatlar karşısında “Anlaşılmadan anlaşmak“ amacıyla işaret dili kullandığını vurgulayan Şahin, şunları söyledi:

“Bunu fark eden Fransız diplomatları da işaret diline merak salmışlar ve böylelikle işaret dili, Osmanlı coğrafyasının dışına ilk kez Fransız diplomatları aracılığıyla Avrupa`ya taşınmıştır. Fransız diplomatlardan bunu gören ABD`li diplomatlar da bu dili, Amerika kıtasına taşımıştır.“

“OSMANLI COĞRAFYASININ YÜZDE 80`İ AYNI DİLLE ANLAŞIYOR“

Sarayın ihtiyaç olarak kullandığı işaret dilinin, zamanla Osmanlı coğrafyasında yaygınlaştığını belirten Şahin, şöyle devam etti:

“Günümüzde, Kuzey Afrika, Güney Karadeniz, Balkanlar ve Arap Yarımadası ile Türkiye`deki işitme engellilerin yüzde 80`inin, anlaşabildiğini görüyoruz. Bu dil, hala Osmanlı coğrafyasında erozyona uğramamış. Bu da kullanmış olduğumuz işaret dilinin, ne kadar eski ve tarihsel bir dil olduğunu ortaya çıkarmaktadır“

KİTAP OKUYANA TERCÜMAN, OKUYAMAYANA VİDEO CD

Eğitim almış işitme engellilerin kelime haznesinin oldukça düşük olduğunu, okuma-yazma bilmeyen işitme engellilerin ise işaret dili dışında anlaşıp, öğrenme yollarının bulunmadığına işaret eden Şahin, şunları kaydetti:

“Bu gerçekten yola çıkarak, işaret dili kütüphanesi açmaya karar verdik. Buraya gelen işitme engelli, kitap okuduğu sırada anlamadığı bir kelimeyi soruyor, tercümanımız da o kelimenin anlamını izah ediyor. Ama bir kitapta mutlaka işitme engellinin anlamını bilmediği bolca kelime bulunuyor.

Ayrıca yüzlerce sayfadan oluşmuş bir kitabı önce okuyup, sonra özetini çıkarıyoruz. İşaret dili tercümanlarımız kitabın özetini anlatırken, görüntüsünü kaydediyoruz. Daha sonra bu görüntüleri CD`lere yüklüyoruz. Dileyenlere bu CD`leri kopyalayıp, ücretsiz olarak veriyoruz, dileyenler de burada izleyebiliyor.“

Tarihsel geçmişine rağmen günümüze kadar herhangi bir işaret dili kütüphanesi kurulmadığına dikkati çeken Şahin, “Bu kütüphanenin örneği, ne ABD`de ne Avrupa`da ne de ülkemizde var. Bunun ilk uygulaması bizlere nasip oldu ve 2 yıldır sessiz sedasız devam ediyor“ dedi.

İLKYARDIM EĞİTİMİ, İSTİKLAL MARŞI, NASRETTİN HOCA FIKRALARI

İmkanlarının kısıtlı olması nedeniyle bugüne kadar 18 CD hazırlayabildiklerini dile getiren Şahin, şunları söyledi:

“İstiklal Marşı ve Atatürk`ün Gençliğe Hitabesi, ilk hazırladığımız CD`lerdir. Çanakkale Savaşı gibi millet olarak hassasiyet duyduğumuz konuları CD`lere aktardık ki `Aynı hassasiyeti, işitme engellilerimizle birlikte paylaşalım` diye düşündük. Ayrıca Nasrettin Hoca fıkraları ve bazı hikaye kitapları ile ilk yardım eğitimi gibi günlük hayatı kolaylaştırıcı CD`ler hazırladık.“

KÜTÜPHANENİN GELİŞİMİNDE, YARDIMLARIN ÖNEMİ

Bir iş hanında kurulan kütüphanenin, 70 metrekarelik alana sahip olduğunu ifade eden Şahin, “Gönül ister ki bunu 500 metrekarelik bir alana taşıyabilelim, kütüphanemizin içinde CD hazırlayabilecek ufak da olsa bir stüdyomuz olsa. Bu hayalimizin gerçekleşmesi, aldığımız yardımlar doğrultusunda hız kazanabilir“ dedi.

Bursa`da işitme engellilere yönelik yatılı bölge okulları bulunduğunu belirten Şahin, bu nedenle özellikle hafta sonları kütüphanenin büyük ölçüde dolu olduğunu sözlerine ekledi.

Kaynak: http://www.boyuthaber.com/