Görme engellilerin bilgi savaşı

17 Ekim 2007 Yazan  
Kategori Genel

Altı Nokta Körlere Hizmet Vakfı Başkanı Turhan İçli, görme engellilerin bilgiye ulaşmada karşılaştıkları sorunların giderilmesi gerektiğini söyledi. İçli, Milli Kütüphane’de toplanan 1. Ulusal Körler ve Kütüphanecilik Sempozyumu’nda yaptığı konuşmada, görme engellilerin eğitimlerini tamamlayabilmeleri, meslek sahibi olabilmeleri ve üretken bir şekilde yaşamlarını sürdürebilmelerinin bilgiye ulaşmaları yoluyla mümkün olduğunu bildirdi, bunun için kütüphanelerin görme engellilerin yararlanacağı biçimde teknik donanıma sahip olmaları gerektiğini söyledi.

Görme engellilerin en büyük desteklerinin bastonları ve bilgileri olduğunu ifade eden İçli, kütüphanelerde Braille alfabesiyle yazılmış kitaplar ile sesli kitapların artırılmasının önemini vurguladı. Üniversite ve Araştırma Kütüphanecileri Derneği Genel Başkanı Aytaç Yıldızeli ise, “Kütüphaneleri görme engellilerin ihtiyacına yanıt verecek şekilde düzenlemek hepimizin görevi olmalıdır” dedi.

Milli Kütüphane, 1955 yılından bu yana Braille alfabesiyle yazılmış ders kitaplarıyla, bin 500 sesli kitapla görme engellilere hizmet veriyor. Kütüphanede şu an 40′a yakın gönüllü okuyucu da kayıt stüdyosunda görme engelliler için kaset dolduruyor. Ancak diğer kütüphanelerin görme engellilere hizmet açısından Milli Kütüphane gibi olmaması görme engellilerin bilgiye ulaşımını zorlaştırıyor.

Kaynak: http://www.haberlink.com/

Görme engellilerin bilgi savaşı

17 Ekim 2007 Yazan  
Kategori Genel

Altı Nokta Körlere Hizmet Vakfı Başkanı Turhan İçli, görme engellilerin bilgiye ulaşmada karşılaştıkları sorunların giderilmesi gerektiğini söyledi. İçli, Milli Kütüphane’de toplanan 1. Ulusal Körler ve Kütüphanecilik Sempozyumu’nda yaptığı konuşmada, görme engellilerin eğitimlerini tamamlayabilmeleri, meslek sahibi olabilmeleri ve üretken bir şekilde yaşamlarını sürdürebilmelerinin bilgiye ulaşmaları yoluyla mümkün olduğunu bildirdi, bunun için kütüphanelerin görme engellilerin yararlanacağı biçimde teknik donanıma sahip olmaları gerektiğini söyledi.

Görme engellilerin en büyük desteklerinin bastonları ve bilgileri olduğunu ifade eden İçli, kütüphanelerde Braille alfabesiyle yazılmış kitaplar ile sesli kitapların artırılmasının önemini vurguladı. Üniversite ve Araştırma Kütüphanecileri Derneği Genel Başkanı Aytaç Yıldızeli ise, “Kütüphaneleri görme engellilerin ihtiyacına yanıt verecek şekilde düzenlemek hepimizin görevi olmalıdır” dedi.

Milli Kütüphane, 1955 yılından bu yana Braille alfabesiyle yazılmış ders kitaplarıyla, bin 500 sesli kitapla görme engellilere hizmet veriyor. Kütüphanede şu an 40′a yakın gönüllü okuyucu da kayıt stüdyosunda görme engelliler için kaset dolduruyor. Ancak diğer kütüphanelerin görme engellilere hizmet açısından Milli Kütüphane gibi olmaması görme engellilerin bilgiye ulaşımını zorlaştırıyor.

Kaynak: http://www.haberlink.com/

Her okula kütüphane projesi

15 Ekim 2007 Yazan  
Kategori Genel

Bağımsız Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı Gürkan Avcı’dan destek. Bağımsız Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı Gürkan Avcı, Milli Eğitim Bakanlığı’nca gündeme getirilen ‘Her okula bir kütüphane’ projesini desteklediklerini belirterek, “Bu proje ile okulların sadece sınıf ve koridorlardan ibaret olmasının önüne geçilecektir. Kitapla iç içe büyüyen nesillerin bu ülkenin geleceği için bir şans olacağını düşünüyoruz. Türkiye’de okuma kültürünü yaygınlaştırmak, öğrencilerin kitap okumasını sağlamak için hayata geçirilmesi düşünülen bu proje ciddiye alınmalı ve sonuna kadar takip edilmelidir. Biz sendika olarak projeyi destekliyor ve çok olumlu buluyoruz”, dedi.

HER OKULA BİR KÜTÜPHANE PROJESİNİ DESTEKLİYORUZ

Avcı şöyle kaydetti, “Ülkemizde çok köklü eğitim kurumları var fakat maalesef işlevsel kütüphaneleri yok. Ve bu durum sadece kütüphaneye kitap almakla halledilemez. Sayın Bakanın bu projesinin her şeyden önce pedagojik temelleri de olmalıdır. Türkiye, Birleşmiş Milletler İnsani Gelişim Raporuna göre, okuma alışkanlığında Libya, Tanzanya, Ermenistan gibi ülkelerin de bulunduğu 173 ülke arasında 86’ıncı sırada yer alıyor. Kütüphanelere gitmeyen, kitap okumayan öğrencilerimiz internet kafelerden çıkmıyor. İnternette aslında çeşitli kitap ve kütüphanelere, birçok bilgi kaynaklarına ulaşmak mümkün iken, çocuklarımız interneti de amacına uygun olarak kullanamıyor. İzlenen neo-liberal politikaların yanı sıra, ezberci eğitim sisteminin çocuklara kitap okuma alışkanlığını ve kitap sevgisini kazandırmaktan uzak olduğunu düşünüyoruz” dedi.

Kitap okuma konusunda Türkiye’nin dünya sıralamaları içerisindeki utanılacak durumunu biran önce düzeltmesi gerektiğini kaydeden Avcı yaptığı basın açıklamasına şöyle devam etti;

Kitap okuma oranının yüzde 4,5 olduğu Türkiye’de yılda 23 milyon adet kitap basılırken, Japonya’da 4 milyar 200 milyon adet kitap basılıyor. Bir yılda, ders kitapları hariç Amerika’da 72.000, Almanya’da 65.000, Brezilya’da 13.000, Türkiye’de ise 6.031 kitap yayımlanıyor. 7 milyon nüfuslu Azerbaycan’da kitaplar 100.000 tirajla basılırken, 75 milyon nüfuslu Türkiye’de bu rakam 2500 civarında. AB ülkelerinde yıllık kitap harcaması 500 dolarken Türkiye’de 2 dolar. Halk Kütüphaneleri Dernekleri Bildirgesi’nde yer alan, Türkiye ve yakın nüfusa sahip AB üyesi ülkelerin verilerine göre, Almanya’da 11 bin 332, Fransa’da 4 bin 8, İspanya’da 5 bin 209, Türkiye’de ise 1433 kütüphane var. Türkiye’deki 1433 kütüphanenin 267’si kapalı olduğu gibi yalnızca 400’ü kütüphane standardını taşıyor. İngiltere’de, ortalama bir gazete olan günlük The Sun gazetesi Türkiye’deki gazetelerin toplam tirajı kadar satıyor. Türkiye’deki gazete okurlarının yüzde 85’i yalnızca spor ve magazin sayfalarıyla ilgileniyor.

Öğrenciler de ders kitabından başka kitap okumuyor, hatta ders kitabı bile okumuyor. Halkımız televizyon seyretmeyi, birkaç şarkıcının özel hayatını, dedikodularını öğrenmeyi o kadar abartmış ki, değil kitap okumayı, ciddi televizyon programlarını bile izlemiyor. Futbolcuların künyesini, sevgililerini ezbere bilen ama gazeteleri, kitapları “yalan makinesi” diye ifade eden halkımız var. Kitapların ve gazetelerin yalnızca resmine bakan ve katlayıp köşeye koyan, lazım olunca soba tutuşturan, sofra bezi ve külah yapan halkımız var. Çocukların ve gençlerin kitap okumamasının en önemli nedeninin ailede kitap okuma geleneğinin oluşmaması.

Gençlik kitap ve gazete okumuyor ama her konuda fikirleri! var. İşte bunun için ülkemiz yıllardır yangın yeri gibi. Okumadığımız için cahiliz. Okumadığımız için hakkımızı bilmiyoruz ve arayamıyoruz. Okumadığımız için fakir bir toplumuz. Okumadığımız için iyi yöneticileri, kaliteli politikacıları seçemiyoruz. Okumadığımız için yaşanan haksızlıkları, yoksullukları, fukaralığı, bizim için yazılan kötü kaderi, kaderimiz sanıyoruz. 400 bin kahvehanenin bulunduğu Türkiye’de, kitap sevgisini en çok televizyon ve internet engelliyor.

Kaynak: http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=108755